Reklamlarım
|
|
BANNERİM
|
|
Dostsiteler
|
|
|
Ziyaretçilerim
|
|
|
.........
Swissotel Beijing

Managed by Raffles International, Swissotel Beijing Caters to today's discerning modern business and leisure travelers. Situated in Beijing's rapidly developing commercial and diplomatic district, with easy access to the Forbidden City, the Wang Fujing Shopping District and other cultural highlights of Beijing. Swissotel Beijing offers 430 guest rooms, a suite and office tower, three international restaurants, ball and function rooms, a business centre and a well equipped health club. Swissotel Beijing combines individual, modern and functional design with local character and renowned standards of Swiss hospitality, service efficiency and product quality.
Location Swissotel Beijing is located on the east second ring road with direct access to Beijing subway and 30 minutes distance to Beijing International and Domestic Airport. Rooms and Rates Swissotel's 430 guest rooms and suites are elegantly decorated. Extensive workstations with broadband Internet access In-room laptop ¨C size electronic safes In-room fax machine upon request Non-smoking room floors Executive floor: personalized service, complimentary breakfast, afternoon tea and cocktails, butler service, private meeting rooms and private express check-in and check-out in our exclusive Executive Lounge. alıntı |
Tarih: 14:38, 17/12/2008 Kategori: saglik |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
GRİP AŞISI,,,,
GRİP AŞISININ ETKİNLİĞİ Grip aşısı inaktive edilmiş influenza virüslerinden veya antijenlerinden yapılıyor. Aşı uygulandıktan sonra bağışıklık sistemi aşıdaki inaktif virüse karşı antikorlar oluşturuyor. Daha sonra, aktif virüsle karşılaşıldığında, önceden oluşmuş antikorlar enfeksiyon oluşumunu önlüyor veya ağır hastalık riskini azaltıyor.
ZAMAN YAPTIRMAK GEREKİYOR? Grip aşısının mutlaka salgın başlamadan önce yapılması gerekiyor. Aşının etkisinin ortaya çıkması için aşağı yukarı 2-3 haftalık bir süreye ihtiyaç duyuluyor. Dolayısıyla, grip aşısı için en uygun zaman sonbahar, özellikle de Eylül ve Ekim ayları.
HERKESE YAPILABİLİR Mİ? Aşı, 6 aydan küçük bebekler, hamileliğin ilk 3 ayı içerisindeki anne adayları, yumurta ve tavuk proteinlerine alerjisi olan kişiler dışında herkese yapılabilir. Ayrıca, 38 derece üstünde ateşi olan hasta kişilerde, aşı uygulamasının ateş düştükten sonra yapılması gerekiyor.
AŞI TEKRAR EDİLMELİ Mİ? Grip aşısında tek doz yeterli oluyor. Daha önce hiç grip aşısı yaptırmamış olan 8 yaşından küçük çocuklarda ise aradan en az 4 hafta geçtikten sonra ikinci doz aşılama yapılması gerekiyor. Grip aşısının her yıl tekrarlanması gerekiyor. Bunun nedeni ise, virüslerin her yıl kendilerini değiştirdikleri için, bir önceki yılın aşısının sonraki yıl koruyucu özelliğini yitirmesi. Genellikle 2 -3 hafta sonra etkili olmaya başlayan grip aşısının koruyuculuk süresi de 6 - 12 ay sürüyor. Aşının koruyuculuğu ise karşılaşılan virüsle aşının içerdiği antijenik yapının uyumuyla ilişkili. Aşıdaki antijenler virüsle ne kadar uyumluysa, korumanın da o kadar iyi sağlandığını belirtiyor.
HER YAŞTA AYNI KORUYUCULUĞA SAHİP Mİ? Grip aşısı ile koruyuculuk, 65 yaş altındaki sağlıklı erişkinlerde yüzde 70-90 gibi yüksek oranlarda seyrediyor. İleri yaşlarda bu etki yüzde 30-40 oranında azalmakla birlikte, hastalığın hafif geçirilmesi sağlanıyor. Yapılan kısıtlı sayıdaki çalışmalara göre, grip aşısının çocuklar üzerindeki koruyuculuk oranı ise yüzde 22-91 arasında değişiyor. Ancak antijenik yapıda büyük değişiklikler meydana gelmişse koruma etkisi tüm yaş gruplarında azalıyor veya aşı tamamen etkisiz hale geliyor.
YAN ETKİLERİ VAR MI? Grip aşısının damar yoluyla verilmemesi gerekiyor. Aksi takdirde çeşitli komplikasyonların gelişebiliyor. Grip aşısı başka bir bölgeye yapılmak kaydıyla diğer aşılarla beraber de uygulanabiliyor. Aşı sonrası nadiren hafif geçen nezle türü bir tablo oluşabiliyor. Aşı yapıldıktan sonra enjeksiyon bölgesinde ender görülse de; kızarıklık, şişlik, morarma, ateş, kırıklık, titreme, yorgunluk, baş ağrısı, terleme, kas ve eklem ağrıları gibi yan etkiler ortaya çıkabiliyor. Çok rahat tolere edilebilen bu yan etkiler de 1-2 gün içinde kendiliğinden geçiyor. Ancak bu yan etkilerin dışında başka bir şikayet oluştuğu takdirde mutlaka bir doktora başvurulması gerekiyor.
KİMLER GRİP AŞISI OLMALI? Birincil risk grupları 65 yaş ve üstündeki kişiler (özellikle huzur ve bakım evlerinde kalanlar) Kronik hastalığı olanlar: Kalp damar sistemi hastaları; akciğer, karaciğer ve böbrek hastaları; romatizma hastaları, diyabet hastaları ve endokrin sisteme ait hastalıkları olanlar Bağışıklık sistemleri baskılanmış kişiler: Kanser hastaları, organ ve kemik iliği nakli yapılanlar 6 aydan büyük çocuklar Uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuklar ve gençler Hamileler (ilk üç aydan itibaren) ve emziren anneler
İkincil risk grupları Birincil risk grubunda yer alanlarla yakın temasta olanlar Sağlık personeli (doktorlar, hemşireler vs. ) Sık sık özellikle yurtdışına seyahat edenler Gribin tıbbi ve ekonomik olumsuz etkilerinden korunmak isteyenler (öğretmenler, iş adamları, sporcular, askerler, üretimde çalışanlar.)
|
Tarih: 10:56, 16/9/2008 Kategori: saglik |
Bağlantı |
|
İŞTE KABUSUMUZ : ' KENE '
|
KIRIM KONGO KANAMALI ATEŞİ
Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Nedir? Kırım-Kongo Hemorajik Ateş (KKHA),keneler tarafından taşınan Nairovirüs isimli bir mikrobiyal etken tarafından neden olunan ateş, cilt içi ve diğer alanlarda kanama gibi bulgular ile seyreden hayvan kaynaklı bir enfeksiyondur. Son yıllarda tedavide görülen gelişmelere rağmen, bu enfeksiyonlarda ölüm oranları hala yüksektir. Keneler Nasıl Tanınır ve Nerelerde Bulunur?
Keneler otlaklar, çalılıklar ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval şekillidir. 6-8 bacaklı, uçamayan, sıçrayamayan hayvanlardır. Hayvan ve insanların kanlarını emerek beslenirler ve bu sayede hastalıkları insanlara bulaştırabilirler.
Ülkemiz kenelerin yaşamaları için coğrafi açıdan oldukça uygun bir yapıya sahiptir. Türlere göre değişmekle beraber kenelerin, küçük kemiricilerden, yaban hayvanlarından evcil memeli hayvanlara ve kuşlara (özellikle devekuşları) kadar geniş bir konakçı spektrumları mevcuttur.
Henüz ergin olmamış Hylomma soyuna ait keneler, küçük omurgalılardan kan emerken virüsleri alır, gelişme evrelerinde muhafaza eder; ergin kene olduğunda da hayvanlardan ve insanlardan kan emerken bulaştırır. Kuluçka Süresi Ne Kadardır? Kene tarafından ısırılma ile virüsün alınmasını takiben kuluçka süresi genellikle 1-3 gündür; bu süre en fazla 9 gün olabilmektedir. Enfekte kan, ifrazat veya diğer dokulara doğrudan temas sonucu bulaşmalarda bu süre 5-6 gün, en fazla ise 13 gün olabilmektedir. Belirtileri Nelerdir? Ateş Kırıklık Baş ağrısı Halsizlik Kanama pıhtılaşma mekanizmalarının bozulması sonucu; - Yüz ve göğüste kırmızı döküntüler ve gözlerde kızarıklık, - Gövde, kol ve bacaklarda morluklar - Burun kanaması, dışkıda ve idrarda kan görülür - Ölüm karaciğer, böbrek ve akciğer yetmezlikleri nedeni ile olmaktadır. . Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi Nasıl Kontrol Edilir ve Nasıl Korunulur? Hastalığın bulaşmasında keneler önemli bir yer tutmaktadır. Bu nedenle kene mücadelesi önemlidir fakat oldukça da zordur. 1. İnsanlar kenelerden uzak tutulabilir ise bulaş önlenebilir. Bu nedenle de mümkün olduğu kadar kenelerin bulunduğu alanlardan kaçınmak gerekir. 2. Kenelerin yoğun olabileceği çalı, çırpı ve gür ot bulunan alanlardan uzak durulmalı, bu gibi alanlara çıplak ayak yada kısa giysiler ile gidilmemelidir. 3. Bu alanlara av yada görev gereği gidenlerin lastik çizme giymeleri, pantolonlarının paçalarını çorap içine almaları, 4. Görevi nedeni ile risk grubunda yer alan kişilerin hayvan ve hasta insanların kan ve vücut sıvılarından korunmak için mutlaka eldiven, önlük, gözlük, maske v.b. giymeleri gerekmektedir. 5. Gerek insanları gerekse hayvanları kenelerden korumak için haşere kovucu ilaçlar (repellent) olarak bilinen böcek kaçıranlar dikkatli bir şekilde kullanılabilir. (Bunlar sıvı, losyon, krem, katı yağ veya aerosol şeklinde hazırlanan maddeler olup, cilde sürülerek veya elbiselere emdirilerek uygulanabilmektedir.) 6. Haşere kovucular hayvanların baş veya bacaklarına da uygulanabilir; ayrıca bu maddelerin emdirildiği plâstik şeritler, hayvanların kulaklarına veya boynuzlarına takılabilir. 7. Kenelerin bulunduğu alanlara gidildiği zaman vücut belli aralıklarla kene için taranmalıdır. | | |
6. Haşere kovucular hayvanların baş veya bacaklarına da uygulanabilir; ayrıca bu maddelerin emdirildiği plâstik şeritler, hayvanların kulaklarına veya boynuzlarına takılabilir. 7. Kenelerin bulunduğu alanlara gidildiği zaman vücut belli aralıklarla kene için taranmalıdır. | | |
| |
8. Vücuda yapışmış keneler uygun bir şekilde kene ezilmeden, ağızdan veya başından tutularak bir cımbız veya pens yardımıyla çıkartılır. Isırılan yer alkolle temizlenmelidir. Mümkünse kenenin tanı için alkolde saklanması uygun olur. | | | | | |
9. Diğer canlılara ve çevreye zarar vermeden, haşere ilacı (insektisit) ile uygulamanın uygun görüldüğü durumlarda çevre ilaçlanması yapılabilinir. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşinin Tedavisi Nedir? Hastalığın kesin bir tedavisi bulunmamaktadır. Hastaya destek tedavisi yapılmalıdır. KAYNAK:WWW.BİLKENT.EDU Kırım-Kongo Kanamalı Ateşinin Tanısı Nasıl Konulur? Kanda virüse karşı oluşan antikorların taranması tanı için en sık kullanılan yöntemdir. Bu göstergeler hastalığın başlangıcından sonra 6. günden itibaren belirlenebilir Kimler Risk Altındadır? Hastalık genellikle meslek hastalığı şeklinde karşımıza çıkar. Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar Veterinerler Kasaplar Mezbaha çalışanları Sağlık personeli özellikle risk gurubudur. Kamp ve piknik yapanlar, askerler ve korunmasız olarak yeşil alanlarda bulunanlar da risk altındadır.
|
Tarih: 09:52, 21/8/2008 Kategori: saglik |
Bağlantı |
|
ÇOCUKLARDA İSHAL
Ani başlayan ishal ( akut gastroenterit ) 0-5 yaş grubu çcuklarda hayatı tehdit eden en önemli hastalıktır. Günde 3 kereden fazla sayıda sulu dışkılama ishal olarak kabul edilir. Yalnızca sık dışkılama, kıvam bozuk değilse ishal sayılmaz. Yenidoğan ve süt çocuklarında ileri yaşlara kıyasla ishal daha kolay oluşur ve daha ağır bir gidiş gösterir. Küçük bebeklerde vücuttan önemli ölçüde su ve tuz kaybı sonucu "dehidratasyon" adı verilen "vücudun ciddi miktarda susuz kalması" tablosu meydana gelir. Akut gastroenterit nedenleri arasında en sık infeksiyonlar görülmektedir. Bu infeksiyonlar bakteri, virus ve parazitler tarafından oluşturulmaktadır. Bakteriyel nedenler E coli, Salmonella, Shigella; viral etkenler Rotavirus, Adenovirus; paraziter etkenler G lamblia, E histololitica, askaris, enterobius olabilir. İnfeksiyon etkenlerinin yanısıra besleme hataları, doğuştan metabolizma hastalıkları, antibiyotik kullanımı gibi sebepler de ishale ndene olabilmektedir. |
Tarih: 11:29, 8/8/2008 Kategori: saglik |
Bağlantı |
|
ÇOCUKLUK DÖNEMİ AŞILARI
Difteri, boğmaca ve tetanoz aşısı (3'lü karma aşı) Karma aşılar, çocukları difteri, boğmaca ve tetanoz hastalıklarına karşı korumak için uygulanmaktadır. Yeni doğan bir bebek, yaşamının ikinci ayından itibaren 1 - 2 ay arayla 3 kez aşılanmalı ve ardından 18. ayda bir hatırlatma dozu yapılmalıdır. İlkokul 1. sınıfta ise boğmaca çıkarılarak, sadece difteri - tetanoz karma aşısı yapılmalıdır. (Bu dönemde ayrıca verem, çocuk felci ve kızamık - kızamıkçık - kabakulak aşıları uygulanmalıdır. ) Gelişen bilim ve teknoloji, çok sayıda hastalığa karşı tek enjeksiyon ile koruma sağlamaya yönelik yeni aşıları geliştirme çabasındadır.
Yukarıda sözü geçen aşılara ek olarak Hib menenjitine karşı da koruma sağlayan 5’li karma aşılar piyasada mevcuttur. 5’li karma aşı, difteri, boğmaca, tetanoz ve çocuk felcinin yanısıra, çocuklarda oldukça sık görülen Hib menenjitine karşı da koruma sağlar. Ayrıca bu aşı tek bir enjeksiyonla çocuğunuzu 5 hastalığa karşı korur; yani difteri, tetanoz, boğmaca, çocuk felci ve menenjit başta olmak üzere hib kaynaklı enfeksiyonlara karşı bebeğinize defalarca aşı yapma yerine tek bir enjeksiyonla tüm bu hastalıklara karşı korunma elde edebilirsiniz. Böylelikle hem çok sayıda aşı için defalarca doktora gitmek zorunda kalmazsınız, hem de defalarca çocuğunuzun canı yanmaz. Bebekler doğumu izleyen 2, 4 ,6 ya da 2, 3, 4'üncü aylarda karma aşılar ile aşılanmalı, 18. ayda ek bir hatırlatma dozu uygulanmalıdır.
Çocuk felci (poliomiyelit) Çocuk felci hastalığının nedeni, polio virüsü denilen bir mikroptur. Çevre koşullarının kötü olduğu yerlerde suların, besinlerin mikroplu dışkı ile kirlenmesi ve kalabalık ortamlarda havaya yayılan mikropların solunmasıyla bulaşır.
Çocuk felci aşıları Günümüzde çocuk felci hastalığına karşı kullanılan iki farklı aşı vardır;
1) İnaktive Çocuk Felci Aşısı: - Enjeksiyon şeklinde uygulanır. - Ölü aşıdır. - Son derece güvenli ve etkin olması en önemli özelliğidir. - Yaşamın ikinci ayından başlayarak 1 - 2 ay arayla toplam 3 doz enjeksiyon şeklinde uygulanır. Bebek 18 aylık olduğunda bir hatırlatma dozu daha yapılmalıdır. - 5’li karma aşı içerisinde bulunan çocuk felci aşısı inaktivedir
2) Oral Çocuk Felci Aşısı: - Ağızdan damla şeklinde verilerek uygulanır. - Oldukça etkin bir aşı olmakla birlikte aşının verilmesi sırasında çocuğun kusması, tükürmesi ya da ishal olması gibi durumlarda olumsuz etkilenebilmektedir. - Çocuk Felcine karşı toplumsal korunmanın sağlanmasında önemi vardır.
Hangi Çocuk Felci Aşısını Tercih Etmeliyiz? İnaktive ve oral çocuk felci aşılarının arasında etkinlik açısından hiçbir fark yoktur. Aralarındaki tek fark oral aşı ile toplumsal korunmanın da sağlanmasıdır. Ancak dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, oral çocuk felci aşısının özellikle ilk dozunda ortaya çıkabilen (750 bin çocukta 1 ihtimal) aşıya bağlı felç riskidir. Bunu önlemek için özellikle ilk dozlarda inaktive (enjeksiyon) formunun tercih edilmesi faydalıdır.
Hemofilus influenza tip b (Hib)
Hib (hemofilus influenza tip b ) 5 yaş altındaki çocuklarda sık görülen ve başta menenjit olmak üzere ölümle sonuçlanabilen birçok ağır hastalığa neden olan bir bakteridir. Hib kaynaklı enfeksiyonlar, 5 yaş altındaki her çocuk için ciddi bir tehdit oluşturmaktadır, çünkü özellikle 2 yaş altındaki bebeklerde vücudun kendini enfeksiyonlardan koruyan bağışıklık sistemi tam olarak gelişmemiştir. Bu nedenle çocuklar aşılanarak korunma altına alınmalıdır.
Hib menenjit aşısı Hib aşısı, bebek iki aylık olduktan sonra bir veya iki ay arayla 3 doz uygulanmalı ve bebek 18 aylık olunca bir hatırlatma dozu daha yapılmalıdır. 6 aylık olmuş ve hala Hib menenjiti aşısı olmamış bebeklere 2 ay ara ile 2 doz ve 18. ayda tekrar doz ve 12 aylıktan büyük (1 yaşını doldurmuş) bebeklere Hib aşısı tek doz ve iki ay sonra tekrar dozu şeklinde uygulanmakta ve etkin bir korunma sağlamaktadır. Aşının, difteri, tetanoz, boğmaca karma aşısı ile birlikte, karıştırılarak aynı enjektör içerisinde ve aynı anda uygulanmasında herhangi bir sakınca yoktur. Aşının koruyuculuğu % 99 - 100 dür. Hib aşısı tek aşı olarak bulunabileceği gibi 5’li aşı içerisinde difteri, tetanoz, boğmaca ve inaktive çocuk felci aşısı ile birlikte beşli aşı formunda da üretilmektedir.
Kızamık, kızamıkçık, kabakulak
Çocukluk çağının sık görülen ve tahmin edildiğinin aksine ciddi boyutları olan ve bu hastalıklar sonucunda gelişen zatürre, kalp yetmezliği, görme ve işitme kaybı, kısırlık, beyin iltihapları ve benzeri komplikasyonlar nedeniyle bu hastalıklardan korunma büyük önem taşımaktadır.
Kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısı Hastalık yapan bu üç virüsün zayıflatılması ve hastalık yapıcı etkilerinin ortadan kaldırılması yoluyla geliştirilen üçlü kızamık, kızamıkçık ve kabakulak karma aşısı, yıllardır tüm dünyada güvenle kullanılmaktadır. Tüm bebeklerin 9. aydan itibaren mutlaka en az bir doz kızamık aşısı almaları gerekmektedir. Kızamık, kızamıkçık ve kabakulak karma aşısı, eğer bebeğe 9. ayda kızamık aşısı yapılmadıysa 12. aydan itibaren uygulanmalıdır. Fakat 9. ayda kızamık aşısı uygulanmışsa kızamık, kızamıkçık ve kabakulak karma aşısının yapılma zamanı 15. ay olmalıdır. Kızamık, kızamıkçık ve kabakulak karma aşısı olan bebeklerde, nadiren aşıdan 5 ile 12 gün sonra hafif ateş ve bazı hafif deri döküntüleri olabilmekte ve bu belirtiler tedaviye gerek kalmadan 1 - 2 günde kendiliğinden iyileşmektedir.
Kızamık, kızamıkçık ve kabakulak karma aşısı, bu hastalıklardan herhangi birini geçirmemiş erişkinlere de uygulanabilir. Aşı yapılacak kişinin örneğin önceden bu hastalıklardan birini geçirmiş olması, bu üçlü karma aşının yapılmasını engelleyici bir neden değildir. Sadece hamilelere uygulanmaması gerekir.
Hepatit B
Hepatit b hastalığı karaciğerin iltihabına neden olan viral bir hastalık olup, hastalık bu virüsü taşıyan anneden bebeğe doğum esnasında bulaşabilmekte ve bebekte kronik hepatit adı verilen karaciğerin iltihaplanmasına, karaciğer yetmezliğine, siroz ve daha sonra karaciğer kanserine yol açmaktadır.
Hepatit B aşısı Günümüzde geliştirilen modern aşılar sayesinde bu hastalığa karşı artık % 100'e yakın bir korunma söz konusudur. Hepatit B aşısı için geçerli şema 1 ay ara ile uygulanan 2 doz ve ilk dozdan 6 ay sonra uygulanan hatırlatma dozu şeklindedir. Bu aşılamanın tercihen bebek doğduğunda uygulanmaya başlanması önerilmektedir. Anne, babanın taşıyıcı olmadığı kesinlik taşıyorsa ilk dozun uygulanması 2. ayın sonuna kadar geciktirilebilir. Taşıyıcı anneden doğan bebeklerin tercihen doğduğu gün ya da ilk üç gün içerisinde mutlaka birinci doz aşıyı alması gerekmektedir.
Verem (tüberküloz)
Tüberküloz ya da halk arasında verem (ince hastalık) olarak bilinen ve her yaşta görülen bu hastalığın ağır ve ciddi sonuçları olabilmektedir.
Verem aşısı ( BCG ) Verem aşısı ( BCG ) doğumdan sonra 3. ay içerisinde tek doz şeklinde uygulanmalıdır. Daha sonra ilkokul 1. ve 5. sınıflar ile lise 3. sınıflarda BCG aşısı hatırlatma (rapel) dozu yapılmalıdır. Aşı omuz bölgesinden cilt içine özel bir iğne ile uygulanmaktadır.
Pnömoni (zatürre)
Pnömokok adlı bir bakteri tarafından oluşturulan zatürre, birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir.
Pnömokok aşısı Bu aşı 24 aylıktan büyük bebekler ile tüm çocuk ve erişkinlere önerilmekte, dalağı alınmış ya da bağışıklık sistemi baskılanmış kişilere ise kesinlikle uygulanması gerekmektedir. Aşı tek doz şeklinde uygulanmakta ve daha sonra 5 yılda bir hatırlatma dozu yapılmaktadır.
Grip
Grip hastalığı genellikle sonbahar ve kış aylarında sıklıkla görülen; zatürre gibi çok daha ciddi hastalıklara ve hatta ölüme sebep olabilen bir hastalıktır. Tedavisi olmayan bu viral hastalıktan ancak aşı ile korunmak mümkündür. Grip hastalığının tüm topluma yayılmasında en önemli etken olan okul, işyeri, kreş, kışla gibi toplu yaşam yerlerinde bulunan kişilerin mutlaka aşılanması önerilmektedir. Yapılan araştırma sonuçlarına göre 6 - 23 ay arası çocuklarda grip hastalığının çok ağır geçtiği saptandığı için 2002 yılından itibaren Dünya Sağlık Örgütü, bu yaş grubundaki sağlıklı çocukların her yıl grip aşısı olmasını önermektedir.
Grip aşısı Aşı Dünya Sağlık Örgütü tarafından her yıl yenilenmekte ve o yıl salgın yapması beklenen grip tiplerini içermektedir. Grip aşısı kullanımında yaş gruplarına göre bazı farklılıklar vardır. · 6 ay - 3 yaş arası çocuklarda: İlk kez yapılıyorsa bir ay ara ile 2 yarım doz uygulanır. Daha önce grip aşısı ile aşılanmış çocuklara 1 yarım doz yapılır. · 3 - 9 yaş arası çocuklarda: ilk kez yapılıyorsa bir ay ara ile 2 tam doz uygulanır. Daha önce grip aşısı ile aşılanmış çocuklara 1 tam doz yapılır. · 10 yaş üstü erişkin ve çocuklara her yıl tek doz uygulanmaktadır.
Suçiçeği
Su çiçeği döküntü ile karakterize, ciltte kalıcı sorunlar yaratan ve izler bırakan bulaşıcı viral bir hastalıktır.
Su çiçeğine karşı korunmanın yolu nedir? Su çiçeğinden korunmanın yolu su çiçeği aşısı olmaktır. Aşılama, çocuk ya da erişkinlerin bu hastalığa karşı korunmasında son derece etkin ve güvenilir bir yoldur.
Su çiçeği aşısı hakkında bilinmesi gerekenler: Su çiçeği aşısı, etkin bir bağışıklık ve aşılanmış kişilere uzun süreli koruma sağlamaktadır. Güvenilir ve iyi tolere edildiği kanıtlanmış olan bu aşı 12 aylıktan başlamak üzere her yaştaki insana uygulanabilir.
Hepatit A Hepatit, halk arasında sarılık adıyla bilinen, karaciğerin harabiyeti ile karakterize bulaşıcı bir hastalıktır.
Kimler aşılanmalıdır? Hastalığın bulaşma riski çocuklarda en yüksek düzeydedir ve bağışık olma olasılıkları en azdır. O nedenle küçük çocuklar aşılanmada öncelikli konumdadır.
Hepatit A açısından risk taşıyan aşağıdaki gruplarda yer alan erişkinlerin de aşılanması gerekir: - Hepatit A’ nın sık görüldüğü bölgelerde yaşayan bireyler - Kreş, yuva veya okula giden çocukları olan aileler ve bu kuruluşlardaki personel - Gıda işinde çalışanlar; sağlık çalışanları - Askeri personel - Seyahat edenler - Kronik Hepatit B, C veya diğer kronik karaciğer hastalığı bulunan kişiler - Bakımevlerinde kalan kişiler ve bakıcıları
Aşılanma ne zaman yapılmalıdır? Aşılama, 2 yaşından itibaren her zaman yapılabilir. Özellikle küçük çocukları okula veya kreş, yuva, anaokuluna başlamadan önce aşılamak gerekir.
| .gif) | .gif) |
|
Tarih: 11:00, 8/8/2008 Kategori: saglik |
Bağlantı |
|
ÇOCUKLARDA AŞI TAKVİMİ
AŞI ŞEMASIDOĞUMDA | HEPATİT-B1 | 1. AY | HEPATİT-B2 | 2. AY | DBT+ÇF+HIB1 , PNÖMOKOK1 | 4. AY | DBT+ÇF+HIB2 , PNÖMOKOK2 | 6. AY | DBT+ÇF+HIB3 , HEPATİT-B3 , PNÖMOKOK3 | 9. AY | KIZAMIK | 13. AY | SUÇİÇEĞİ | 15. AY | KKK1 , PNÖMOKOK4 | 18. AY | DBT+ÇF+HIB4 | 2-3 YAŞ | HEPATİT-A 1-2 | 4 - 6 YAŞ | DBT+ÇF5 | 7 YAŞ | BCG2 , KKK2 |
DBT : Difteri-Boğmaca-Tetenoz , ÇF : ÇocukFelci ( Polio ) , BCG : Verem HIB : Hemafilus İnfluenza tip B , KKK : Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak
|
Tarih: 10:46, 8/8/2008 Kategori: saglik |
Bağlantı |
|
GRİP
Grip nasıl bir hastalıktır?Grip Nezle, soğuk algınlığı ile grip arasındaki fark nedir? Benzer yakınmalarla kendini belli eden ancak hastalığın daha hafif seyrettiği ve genellikle ayakta atlatılan nezle ve soğuk algınlığından farklı olarak grip, dünya çapında büyük salgınlara, toplu ölümlere, büyük oranda iş gücü kayıplarına yol açabilen ağır bir hastalıktır. Grip nasıl bulaşır? Virüsü taşıyan hasta kişilerin solunum yolu sekresyonlarıyla ve bunlarla bulaşmış eşyalar vasıtasıyla yayılmaktadır. Çok kolay bulaşmakta ve hızla yayılmaktadır. Özellikle okullar, yurtlar, kışlalar, kahvehaneler, huzur evleri gibi kalabalık ve topluca yaşanan ortamlar hastalığın yayılmasında önemli rol oynar. Özellikle ağız ve burun akıntılarının bulaştığı ellerin temizlenmesi, öksürüp aksırırken ağız ve burunun damlacıklar çevreye sıçramayacak şekilde kapatılması hastalığın bulaşmasını azaltacaktır. . Hastalığın belirtileri nelerdir? Hastalık bulaşmayı takiben 1-3 günde üşüme, titreme, ateş, halsizlik, kırgınlık, iştahsızlık, boğaz ve baş ağrısı, yaygın kas ve eklem ağrıları, bulantı, genizde dolgunluk ve akıntı, gözlerde yanma kızarıklık, burun akıntısı gibi belirtilerle ortaya çıkar. Bulantı, kusma görülebilir. Bu belirtiler sadece grip hastalığında mı görülür?Hayır. Nezle, farenjit, anjin, bademcik iltihabı, sinüzit, larenjit, bronşit, zatürree vb gibi bir çok solunum yolu enfeksiyonları sırasında benzer yakınmalar olabilir. Antibiyotik kullanmalı mıyım? Grip için antibiyotik kullanılmaz ve faydasızdır. Ancak, griple karışan ve bazen griple birlikte ve ona bağlı ikincil olarak ortaya çıkan zatürree, kulak iltihabı, bademcik iltihabı gibi durumlar söz konusu ise antibiyotik kullanılmalıdır. Tedavisi nasıldır? Grip hastalarında istirahat edilmesi, bol sıvı alınması, ağrı kesici ve ateş düşürücüler ile solunum yolu sekresyonlarını ve irritasyonunu giderici ilaçların kullanılmasıyla yakınmaların kontrolü mümkündür. Ancak, bilhassa çocuklarda aspirin kullanılmamalı diğer ateş düşürücüler tercih edilmelidir. Grip hastalarında istirahat edilmesi, bol sıvı alınması, ağrı kesici ve ateş düşürücüler ile solunum yolu sekresyonlarını ve irritasyonunu giderici ilaçların kullanılmasıyla yakınmaların kontrolü mümkündür. Ancak, bilhassa çocuklarda aspirin kullanılmamalı diğer ateş düşürücüler tercih edilmelidir.
asıl olarak solunum yollarında yerleşen Influenza A, B ve C virüslerinin neden olduğu, yüksek ateş, yaygın kas ağrıları ve kırgınlık ile seyreden; toplumda aynı anda bir çok kişiyi hastalandırıp çok sayıda ölümlere yol açan, kolay yayılabildiğinden bilhassa kış mevsiminde salgınlar yapan bulaşıcı bir hastalıktır.
|
Tarih: 09:34, 8/8/2008 Kategori: saglik |
Bağlantı |
|
SU ÇİÇEĞİ
|
Suçiçeği Hastalığının Tanımı
Suçiçeği ya da varisella, herhangi bir yaşta ortaya çıkabilirse de daha çok çocuklarda görülen bir bulaşıcı hastalıktır. Bu hastalığın tipik özellikleri ateşle seyretmesi ve deride ortaya çıkan kabartılardır. Suçiçeği adının da bu kabartıların birkaç saat içinde içi saydam sıvıyla dolu kesecikler haline gelmesiyle ilişkili olduğu söylenmektedir.
Başlıca Nedenleri
Bu hastalık özellikle on yaşın altındaki çocukları etkileyen salgınlar şeklinde ortaya çıkar. Varisella zoster virüsünden kaynaklanır ve olağanüstü bir bulaşıcılığa sahiptir. Her ne kadar bu hastalığı geçirmekle yaşam boyu bağışıklık kazanılırsa da, virüs uyku halinde bekleyip daha sonra yetişkinlik çağında kendini herpes zoster yani zona olarak gösterebilir.
Suçiçeğinin Çocukluk Çağındaki Belirtileri Nelerdir?
Enfeksiyondan sonra 14 ila 21 günlük bir kuluçka devresi vardır. Daha sonra çocuk ateşlenir ya da hafif bir titreme görülür veya kusma ile sırt ve bacaklarda ağrı gibi şikayetlerle kendini daha hasta hissedebilir. Hemen hemen aynı zamanda, sırt ve göğüste, bazen de alın çevresinde. Daha nadiren kol ve bacaklarda çok sayıda kırmızı ve kaşıntılı kabartı oluşur. Bu kabartılar birkaç saat içinde saydam bir sıvıyla dolu kesecikler haline gelir. Bu keseciklerin görülmesi birkaç gün devam eder ve ikinci günden itibaren içerikleri irine dönüşüp, bir iki gün içinde patlayabilir ya da kuruyup büzüşerek tepelerinde kahverengimsi kabuklar oluşur. Bu küçük kabuklar bir haftaya varmadan pullanarak dökülür ve iyileşme tamamlanır.
Hastanın Çevresindekilerden Tecrit Edilmesi Gerekli midir?
Hasta çocuk, döküntünün görülmesinden itibaren bir hafta süreyle ya da kesecikler kuruyuncaya değin, bu hastalığı geçirmemiş çocuklardan tecrit edilmelidir. Ancak, kabukların dökülmesini beklemeye gerek yoktur.
Hangi Yaşlarda Görülebilir? Belirgin Olarak Görüldüğü Dönemler Var mıdır?
Çoğunlukla; çocukluk çağında görülür. Kış ve ilkbaharın ilk ayları suçiçeğinin yaygın olarak görüldüğü aylardır.
Yetişkinler Daha Büyük Risk Altında mıdır?
Yetişkinler ve ergenlik çağındakiler çocuklara kıyasla daha ağır hastalık riski altındadırlar. Ağrı, ateşin süresi, kırıklık, kaşıntı gibi belirtiler daha şiddetli olur, döküntü daha geniş alana yayılır ve daha uzun sürede iyileşir ve hastalığın seyri daha uzun olur. Ayrıca, suçiçeği olan yetişkinler ve gençler için şiddetli komplikasyon riski daha yüksektir.
|  | |
|
Tarih: 08:43, 8/8/2008 Kategori: saglik |
Bağlantı |
|
|