ANA SAYFA PROFİLİM ARŞİV

Hakkımda



Kategorilerim



Yazılarım

OL-55 On-Line Tensiometer
SHADYSİDE INN SUİTES
High Flow Range Mass Coriolis Flow Meter
AFM (Autoriteit Financiële Markten) Vergunning.
Regulatory Affairs Services
PORTABLE FLOWMETERING / THE GOOD EXPERT NEEDS THE
Biomedical Sample Handling
FOREX EDUCATION / FOREX TRAINING
MLTrac
High-Efficiency Generators for Hybrid Vehicles
KREDİ,BANK,FİNANCİEN,FİNANCE,BANKİNG
Technology in Multiphase Flow Metering


Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
busecegunler
ozlemlehayat
alaska1
mertefece
esila48
adardil
windsport
arminze
kartaneleri06
nermininhobileri
mefkure51
orgumveben78
sebebim01
army
ekinler
alaz01
keyiflizaman
onurluyasam


Bağlantılarım



Reklamlarım





BANNERİM











Dostsiteler



Ziyaretçilerim







.........

KAYAK MERKEZLERİ,SKİ,KAYAK,SKIEN

 
Zell am See: deniz
seviyesinden 750metre yüksekliktedir. En yüksek kayakçıkış
noktası 1965, en düşük iniş noktası ise 750metredir.
 
Borovets: Bulgaristan'in güney batısında bulunan , Borovets
 Kayak merkezi ,dünya merkezleri arasında popülaritesini her
 zaman korumaktadır . 1323m.yükseklikte bulunan kayak
merkezi her sene binlerce turisti ağırlamaktadır
 
St Moritz: Avrupa nın en sosyetik kayak merkezidir. St. Moritz,
 İsviçre’ninİtalyan sınırına yakın bölgede bulunmaktadır.
Dünyanın en eski kayakmerkezidir. Zürih ten 3,5 saatte St. Moritz e ulaşabilirsiniz.
 
InnsbruckAlplerin en ünlü kayak merkezlerin dendir. Kayak
 pistleri kırmızı,mavi ve siyah kategorilerde toplam 130 km .
uzunluğunda olup,toplam 58 adet tele firik, teleski ve telesiyej mevcuttur.
 
Courchevel
Dunyanin en buyuk kayak merkezidir. Fransa’da Alplerin kuzeyinde
yer alir. Lyon ve Cenevre Havaalanlarindan yaklasik 2,5 saat
mesafededir. Meribel, Val Thorens ve Les Menuires kayak
merkezleriyle cevrelenen Courchevel 1550, 1650 ve 1850
rakimli 3 bolgeden olusur. Luks otelleri, kaliteli restoranlari,
 canli gece hayati ve surekli bakimi saglanan pistleri ile her sey
 kayakseverlerin guvenligi, konforu ve iyi vakit gecirmesi icin
dusunulmus. Gunduzleri renkli kiyafetlerle bembeyaz karlarda
 suzulmek, geceleri ise en sik kiyafetler icinde eglencenin icine
akmak buranin olmazsa olmazi.Kayak ya da snowboard tutkunlarini
 kendi zevkine, alanina ve stiline uygun pistler bekliyor.
Eger half-pipe kategorisi ile ilgiliyseniz, burada ozel duzenlenmis parkur
bulmaniz mumkun. Burada kayak ve snowboard’dan baska seyler de var:
Kar raftingi, karting, kar motoru, balonla cevre gezileri, bowling ve squash,
 sinema, sanat galerileri, kizakli fayton, kar yuruyusleri, saglik ve
 guzellik merkezleri... Aralik, ocak ve subat aylarinda duzenlenen
 biri buyuk slalom yarisi olmak uzere, alti uluslararasi yarisma
 duzenlenmekte.

Chamonix vadisi
Mont-Blanc bölgesinin merkezi olup, Fransa-İsviçre sınırında
 yer almaktadır.
Avrupa nın en yüksek tepesi olan Mont-Blanc’in (4.807 m) hemen
eteğindedir.
Geniş kayak pistleri, off pistleri, havuzu ve fitness kompleksleriyle
ziyaretçilerin gözdesidir.

Tarih: 10:33, 20/10/2008 Kategori: Haber
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

BEİJİNG XİYUAN HOTEL

Beijing Xiyuan Hotel





Beijing Xiyuan Hotel (Xiyuan fandian) is managed by the Cathay International hotel group. Strong business leadership begins with your choice of the internationally managed Xiyuan Hotel - conveniently located near Beijing's new financial district.

Location

It is in an excellent location and easily accessible. It takes only 15 minutes to drive to the downtown area and the hotel is only 36 km from the Capital Airport.

The hotel is adjacent to Beijing Zoo, Beijing Exhibition Hall, China Import and Export Negotiation Mansion and the financial district.

Rooms and Rates

Each of the 613 rooms and 94 suites offer the highest levels of comfort. Thoughtfully designed and tastefully decorated, the accommodation provides a unique combination of the latest facilities and a homely ambience.

Each room is equipped with IDD telephone, in-room safe, individually controlled air-conditioning, color TV with local and satellite channels, radio, bedside control panel, refrigerator and mini-bar.

 Xiyuan Hotel Beijing -- Discount Hotel Booking In China


Tarih: 10:24, 20/10/2008 Kategori: VILLA
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

BİRLEŞİK ARAP EMİRLİKLERİ

Bir yanda uçsuz bucaksız çöller bir yanda ise modern bir hayat, sizi fazlasıyla büyüleyecek...

GEZİLECEK YERLER
BAE tam anlamıyla petrolü bulduktan sonra kendini aşmış bir ülke, buranın güzelliklerini görünce bir zamanlar çöl olduğunu ve bu ülkede aç susuz bedevilerin gezdiklerine inanmak biraz güç oluyor doğrusu! Şu anda her şey yer değiştirmiş sanki; bedeviler yerini zengin iş adamlarına, develer yerini son model arabalara, çöller ise akıl almaz ama! yerini yemyeşil vadilere lüks villalara dünyada ilk ve tek yedi yıldızlı oteli olan Burj Al Arap Oteli'ne bırakmış.
Birleşik Arap Emirlikleri; Dubai -Abu Dhabi (Abu Dabi) - Sharjah - Ajman - Umm Al Quwain - Ras Al Khaimah -Fujeirah olmak üzere 7 emirlikten oluşur. Ancak en gözde yerleri; ticari başkent Abu Dabi ve tabii ki de dünyaca ünlü turistik başkent Dubai'dir.
BAŞKENT: ABU DABİ
Abu Dabi'nin turistik alanda Dubai ile bir yarış halinde olduğu söylenebilir. Ancak bu iki emirliğin turist potansiyeli alanında ciddi farkları vardır. Dubai; gezmek, alışveriş yapmak yeni yerler görmek için gelen ziyaretçileri ağırlarken, Abu Dabi ise daha çok iş görüşmeleri anlaşmalar ve toplantılar için gelen turistleri ağırlamaktadır.
Abu Dabi'de; mimari harikası yapılar, palmiyeler, lüks villalar, şık alışveriş merkezleri ilk göze çarpan şeylerdir. Abu Dabi her ne kadar Dubai kadar gözde bir tatil merkezi olmasa da, burada da eğlenceli dakikalar geçirebileceğiniz mekanlar bulabilir, gezebilir, yapıları hayranlıkla izleyebilir, doldurma zeminlerde yapılan plajlarda denizin keyfini çıkarabilir ve tabii ki de uçsuz bucaksız çöllerin nasıl olurda böyle bir yeşil vahaya dönüştüğüne hayretler içinde tanıklık edebilirsiniz.
Bedevi Kasabaları: BAE'de düzenlenen, Bedevi Kasabaları turlarına katılabilirsiniz. Arapların, BAE'de petrol bulmadan önce nasıl bir yaşam sürdüklerini, Ferrari değil de deve sırtlarında nasıl yolculuk yaptıklarını, eğlenmek için yedi yıldızlı otelde değil de, çöllerde, kumların üzerinde dansözler eşliğinde nasıl eğlendiklerini merak ediyorsanız. Bu turlara katılıp Arap kültürünü daha yakından öğrenebilirsiniz.
Dubai müzesi: Arap kültürü hakkında, daha detaylı bilgi edinmek isterseniz; "Al Fahidi Kalesi" içinde yer alan müze tam aradığınız yer. Eskiden saray ve hapishane olarak kullanılıyormuş. Bu müzenin alt katında olan ve son teknoloji ile yapılmış soğutmalı bölüm ziyaretçiler tarafından çok ilgi çekmektedir. Bu bölümde, geçmişten bugüne BAE’de yaşananları olayları slayt ve foto görüntüleriyle anlatılmaktadır.

DUBAİ
Modern bir Arap şehri, kilometrelerce uzanan plajları, uzaktan görünüşü bir yelkenliye benzeyen dünyanın 7 yıldızlı tek oteli olan Burj Al Arap'ın görkemi, çevrede bulunan ihtişamlı villaları, çölde safari yapma heyecanı, sahilde palmiyelerin altında güneşlenmenin keyfi, ve tabii ki de gönlünüzce alışveriş yapma imkanı ile Dubai'de tatil bambaşkadır.
DAMAK ZEVKİ
BAE'de her emirlikte, dünya mutfaklarından seçenekler bulabilirsiniz. Yoğun turist potansiyeli olan bu ülkede, her zevke hitap edecek bir çok restoranla karşılaşabilirsiniz. Fakat siz bu kadar yol gidip de, tadını bildiğiniz bir yemeği yemek yerine, Arap yemeklerinin tadına bakmak isterseniz, Arap yemekleri hakkında size biraz bilgi verelim. Genel olarak Türk mutfağına benzeyen bir yemek kültürü var. Fakat baharatları yağları ve farklı yemek pişirme tarzları sayesinde, yemeklerinin tatları, Türk yemeklerinden ayrılıyor. Mesela Türk mutfağından çokta alışık olduğumuz patlıcan yemeğini BAE'de fırında pişiriliyor ve Türkiye'de zor rastlayacağınız farklı bir patlıcan türüyle size sunuluyor. Ayrıca Hurma Dolması adlı yemekleri ise tatlı ve peynirli bir karışımdan oluşan değişik bir lezzettir.
ALIŞVERİŞ
BAE'de alışveriş olanakları için söylemek gereken ilk şey. "Gönlünüzce alışveriş yapın" çünkü burada vergi uygulaması yok. Almak istediğiniz, fakat üretildiği ülkede bile çok pahalı olduğu için alamadığınız bir ürünü burada çok çok daha ucuza bulabilirsiniz. BAE'yi turistlerin tercih etmelerinin en büyük nedenlerinden biriside alışveriş kolaylığı ve rahatlığıdır.
Eğer teknoloji ve özellikle bilgisayar tutkunuysanız, Dubai'de bulunan "Al Arn Center" yani "Computer Plaza" aradığınız her şeyi bulmanızı sağlayabilecek bir yer.Deira: Burası İstanbul'un tahta kalesi gibi bir yerdir. Dubai'den yaklaşık 15 dakikalık bir motor yolculuğu ile ulaşabileceğiniz bu yerde; cep telefonları, bilgisayarlar ve birçok teknolojik aleti görebilirsiniz. Bütün dünyaya elektronik eşya dağıtımı buradan yapıldığı için son model ürünleri burada bulabilirsiniz. Ayrıca Deira'da sadece teknolojik aletler yok! baharatçılar çarşısında değişik birçok baharat bulabilir, Hintlilere özel olan "Hint İpeği" satın alabilirsiniz. Deira'ya gelmek için yapacak olduğunuz motor yolculuğu sayesinde, alışveriş keyfinin yanı sıra Dubai'yi başka bir gözle denizin üzerinden seyretme fırsatını yakalayabilir, hem de diğer emirliklere nazaran daha ucuza alışveriş yapabilirsiniz.
BAE'de alışverişi; teknolojik aletler, baharatçılar ve kumaşçılarla sınırlı değil. Son moda tekstil ürünleri, takılar, çantalar ayakkabılar BAE'de bulunan büyük alışveriş merkezlerinde mevcut. "Holiday Center", sahil kesimi olan Jumeriah'da yer alan "Dune Center", "Beach Center" , "Markaz Al Jumeirah" , "Palm Strip" ve "Wafi Center" gibi yerler BAE'de bulunan alışveriş merkezlerinden sadece bir kaçıdır.
EĞLENCE ZAMANI
Eğlence anlayışınız eğer macera ise çölde safari yapmalısınız, Toyota Pradalar ile uçsuz bucaksız çöl tepelerinde çok güzel bir gün geçireceğiniz muhakkak. Yalnız hatırlatmamıza gerek var mı bilinmez ama! Arap Emirlikleri'nin çöllerinde, bir yanda heyecan, bir yanda ise fazla sıcaklıktan dolayı sağlığınıza dikkat etmelisiniz.
Birleşik Arap Emirlikleri'nde gece eğlencelerinizde alkol almak isterseniz, dışarıdan herhangi bir yerden bunu temin etmeniz biraz zor. Müslümanlara içki satışı yasak, fakat almak isterseniz de, BAE'nin 7 emirliğinden biri olan Ajman'a gidip içki satın alabilirsiniz. Ancak bar ve otellerde içki tüketimi serbesttir.
Eğlence ve bar kültürü olarak kendini aşmayı başarmış bir ülkedir BAE, bundan 30 yıl önce oldukça sıkı kuralları olan Araplar şu anda dünyanın 4 bir yanında ki ünlü bar ve restoranların bir kolunu da burada açılmasına izin vermiştir. Özellikle Dubai ve Jumeria Beach bölgesinde dünyaca ünlü "Planet Hollywood" gibi eğlence mekanlarını, bar ve restoranları bulabilirsiniz.
EMİRLİKLER ARASI ULAŞIM
Birleşik Arap Emirliklerinde, emirlikler arası ulaşımınızı sağlayabileceğiniz çok sayıda otobüs firması vardır. Ülkede iyi bir kara yolu ulaşım ağı kurulmuştur. Üç uluslararası hava limanına ve gelişmiş iki limana (Abu Dabi ve Dubai) sahip olan Birleşik Arap Emirlikleri’nde bir emirlikten bir emirliğe ulaşımınızı uçakla da kolaylıkla sağlayabilirsiniz.
ŞEHİR İÇİ ULAŞIM
Birleşik Arap Emirlikleri’nde şehir içi ulaşım için taksi seçeneğini rahatlıkla seçebilirsiniz. Burada petrolün ucuz olmasında kaynaklanan bir nedenden dolayı taksiler, çok ucuz rahat ve konforludur. Ayrıca, yürüyerek bir yerden bir yere gitmeye tercih ederseniz, caddelerde ve sokaklarda karşınıza çok sayıda tabelalar çıkacaktır. Bu da Arapların eski yıllarda çöllerde kayboldukları için, modern şehirde önceden bir önlem alma yöntemi olsa gerek!
Önemli şehirleri : Dubai, Abu Dabi
Uçuş süresi: 4 saat ( İyi yolculuklar)
Para birimi: Dirhem
Yüzölçümü: 82 800 kilometrekare
Saat farkı: Saatlerinizi 2 saat ileri almayı unutmayın!
Resmi dil: Arapça ama genellikle her yerde İngilizce anlaşılır
Başkenti : Abu Dabi
Sıcaklık : Hava sıcaklığı kışın 25 ile 30 derece arasında yaşanırken yazın ise 48 dereceye kadar yükselmektedir.
Nüfus: Yaklaşık 3.1 milyon
Vize: Birleşik Arap Emirlikleri Türkiye'ye vize uyguluyor, fakat bir otelden rezervasyonunuz varsa vize konusunda çok kolaylık sağlıyor.


Tarih: 16:55, 13/10/2008 Kategori: tatil
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

OTEL PLAZA ATHENEE


Fransız 'Yaşama Sanatı'nın gerçeğe dönüştüğü otel Plaza Athenee



Yalnızca Paris'in değil, dünyanın en iyi otellerinden biri olarak gösterilen, 'Leading Hotels of the World' üyesi 'Hotel Plaza Athenee'nin başarılı Halkla İlişkiler ve Misafir İlişkileri Müdürü Karin Graham-Wood ile hem oteli dolaştık hem de kendisinden tesis hakkında bilgiler edindik.
Ne kadar zamandır Hotel Plaza Athenee'de görev yapıyorsunuz?
Yaklaşık 5 senedir buradayım ve Halkla İlişkiler ve Misafir İlişkileri Müdürlüğü görevlerini yürütüyorum. Aslında burası bir görev yerinden çok, evim gibi.
Otelin geçmişini anlatır mısınız?
Hotel Plaza Athenee, Fransız klasizmini, modern çağın gereksinimleriyle kusursuzca birleştiren bir tesis. Son 5 senedir Brunei Kraliyet Ailesi'ne ait olan Dorchester Group'un 5 otelinden biri olan Hotel Plaza Athenee, 1911'de açılmış. Champs Elysees Tiyatrosu'nun hemen yakınında bulunan otel, doğal olarak devrin en ünlü yazarlarının, oyuncularının ve yönetmenlerinin (rendez-vous) yeri haline gelmiş. Christian Dior'un, Avenue Montaigne üzerinde açılması yeni bir devrin başlangıcı olmuş: çok kısa bir sürede bu cadde 'haute-couture'ün, Hotel Plaza Athenee ise moda ve sanatın merkezi haline gelmiş. Ferre, Ungaro, Chanel, Prada, Paciotti, Harry Winston, Dolce & Gabbana, Bvlgari, Valentino, Escada ve daha birçok moda ve mücehverat devi, bugün Hotel Plaza Athenee'nin komşuları. Genel Müdür François Delhaye, 4 sene önce göreve geldikten sonra otelin sahiplerine birtakım yeniliklerin yapılması için teklifte bulundu ve 2 sene içerisinde tesis tamamen yenilendi.
Ne gibi değişiklikler yapıldı ve neden bunlara ihtiyaç duyuldu?
Hem dış cephede hem iç cephede yenilikler yapıldı. Lobi, restoranlar, barımız ve odalarımızı yeniledik. Mesela odalara air condition, doğrudan internet, faks, modem gibi teknolojiyi entegre ettik. Çünkü çağımız bunu gerektiriyor. Fransız geleneklerine, Hotel Plaza Athenee ruhuna ve klasiğe bağlıyız ama misafirlerimizin beklentileri de bizim için çok önemli. Gelenekleri yalnızca saklamak değil, geliştirmeye de çalışıyoruz ve bence gücümüzü buna borçluyuz. Geçmişin mirasını koruduk ama günümüzün modernliğinden bir dokunuşu da eksik etmedik ve Hotel Plaza Athenee'yi 21. yüzyıla uygun şekilde taşıdık.
'Hotel Plaza Athenee ruhu' dediniz; bunu biraz açar mısınız?
Açıldığı günden bu yana tam 92 senedir Hotel Plaza Athenee, Fransız zarafetinin ve asaletinin temsilcisi olmuş. Paris'te adeta bir sembol olan Hotel Plaza Athenee, tüm ihtişamıyla samimi bir ortam yaratmaktan da geri kalmamış yıllar boyu. Otelde hakim bulunan kırmızı ve yeşil renkler, ambiyansın sıcaklığı, samimi ortam hep bizim ruhumuzu yansıtıyor.
Kaç odanız bulunuyor ve özelliklerini anlatır mısınız?
Tamamı yenilenerek, otele ününü sağlayan otantik ve klasik Fransız stiline modern bir dokunuş eklenen 106 oda ve 81 suitimiz; misafirlerimizin kendilerini 'evden uzakta, evde' hissedebilmeleri için her türlü konfora sahip. Bazıları Avenue Montaigne üzerindeki
haute-couture butiklere, bazıları Eiffel Kulesi, Montmartre ve Paris'in meşhur çatılarına, bazıları ise otelin içinde bulunan ve rengarenk çiçek ve heykellerle süslenmiş avluya bakan odalar, uzaktan kumandalı air condition sistemi, uydu, televizyona bağlı internet, stereo CD çalar ve bazı suitlerde plazma ekran televizyona kadar modern çağın her türlü ihtiyacıyla dolu. İlk 6 kattaki odaların dekorasyonunda daha 'Parisien', klasik bir hava mevcut ve mobilyalardan perdelere, antikacılardan toparlanmış şamdan, vazo ve aynalara kadar 18. yüzyılın, 15. ve 16. Louis devirlerinin lüks, sıcak ve etkileyici tarzı hakim. 7. ve 8. kattaki odalar da ise 'art-deco' tarzı döşenmişler. Dekorasyonda genelde pastel tonlar hakim ve odalarda şömineden, halılara yastıklardan, lambalara ve eskitilmiş aynalara kadar her şey sıcak bir ambiyans ve natürellik hissedilmesi için özenle hazırlanmış. Üstelik hiçbir oda, bir diğerinin aynı döşenmemiş. 500 metrekarelik 'Royal Suite' ise, 'rüyaların gerçeğe dönüştüğü' bir yer adeta. Kendinize özel fitness salonunuzda Eiffel'e bakarak bisiklete binmek, saunanızda günün yorgunluğunu atmak, özel terasınızda Fransız şarabınızı yudumlayarak Paris'in gece ışıklarını seyretmek mümkün bu odada...
Hotel Plaza Athenee'nin içindeki restoanlardan bahseder misiniz? Duyduğumuz kadarıyla dünyaca ünlü şef Alain Ducasse burada bir restoran açmış ve aylar öncesinden rezervasyon yaptırmak gerekiyormuş?
Hotel Plaza Athenee'nin, Paris'in son yılların en trendi otellerinden biri olmasının başlıca sebeplerinden biri de, büyük şef Alain Ducasse'ın Eylül 2000'de otelin içerisinde açtığı 'Restaurant Plaza Athenee'. Günümüz mutfağının lezzetli örneklerinin, en seçkin Fransız malzemeleriyle hazırlanmasından oluşan menü, dünyanın dört bir yanından gelen gurmeleri Restaurant Plaza Athenee'de buluşturuyor. Restoranın dekorasyonunu yapan isim ise, Patrick Jouin. 2000 senesinde Philippe Starck, 2001'de Jasper Morrison ve 2002'de Christian Biecher'in aldığı 'Yılın En İyi Tasarımcısı Ödülü'nü 2003 senesinde alan isim de Patrick Jouin'in ta kendisi. Bunun yanı sıra 1936 yılında otel içerisinde açıldığı günden bugüne, hemen hemen Paris'e yolu düşmüş tüm dünyaca ünlü sanatçıların ve jet-set'in mutlaka yemek (özellikle Oeufs Benedictine ve Escalope Viennoise) yediği 'Le Relais Plaza'nın ve bir 'snack' veya çaya geldiği lobinin hemen yanında bulunan 'La Galerie des Gobelins'in ve mayıs-eylül ayları otelin ortasındaki avluda açık olan 'Le Cour Jardin'in de danışmanlıklarını son 4 senedir Alain Ducasse yapıyor. Ünlü şef, menü oluşturulmasından şarap listesine, kullanılacak malzemelerden servisin en ince detayına kadar her şeyle yakından ilgileniyor.
Bir de özellikle akşam saatlerinde dolup taşan ve Avenue Montaigne'e bakan barınız var değil mi?
Bar Plaza Athenee tıpkı tüm otel gibi 2 sene önce baştan dekore edildi ve bugün Paris'in en popüler mekanı diyebilirim. Paris'te mutlaka 'görmek' ve 'görülmek' için gidilmesi gereken, 'Avrupa'nın En İyi Barı' seçilen ve yine otelin içinde bulunan barın mimarisi yine Patrick Jouin'e ait. Mekan, otel müşterilerinin, Fransız ve dünya jet-seti'nin, Avenue Montaigne üzerindeki butiklerin şık patronlarının ve birçok ünlü simanın buluşma adresi.
Sizin gözünüzle Hotel Plaza Athenee'yi hangi sözler en güzel tanımlar?
Lüks, sofistike, zarif, sıcak ve zevkli... Bu otel bence çok cazibeli. Kendine ait 'Parisien' bir havası var. Fransa'yı çok iyi temsil eden, çok iyi yansıtan bir otel. Atmosferiyle, dekorasyonuyla, ambiyansıyla ve dinamizmiyle... Çalışanların burada olmaktan gurur duyduğunu her hareketlerinden hissedebilirsiniz.
Misafirlerinizin otele girdikleri zaman, kendilerini nasıl hissetmelerini istiyorsunuz?
Kendilerinde evlerinde hissetmelerini istiyoruz. 'Evden uzakta bir ev' yaratmak bizim amacımız. Bu yüzden servisteki mükemmeliyet bizim için çok önemli. Mesela bünyemizde fitness center, hamam, sauna ve buhar odası var. Ayrıca uzmanlar tarafından yapılan İsveç, Kaliforniya ve Shiatsu gibi masaj çeşitleriyle günün stresini veya seyahatin yorgunluğunu atmak mümkün. Ama heyecan da yaratmak istiyoruz. Mesela 'Bar Plaza Athenee', Paris'in en trend barlarından biri. Paris'in kaliteli eğlenmeyi bilen kesimi ve dünya jet-seti mutlaka buraya uğrar. Biz misafirlerimizi otel içinde tutabilmek için her türlü olanağı sağlıyoruz. Bir akşam Alain Ducasse'ın restoranında, bir başka gece Gallerie'de 'snack' yerler; bir gece barda kokteyllerini yudumlarlar... Burası çok sıcak ve içinde her türlü olanağı barındıran bir otel ve misafirlerimizin otel içerisinde istedikleri her şeyi bulabileceklerini hissetmeleri çok önemli.
Bir otel ne kadar güzel olursa olsun, servis iyi olmadığı sürece misafirlerin tam anlamıyla memnun kalması olanaksız, değil mi?
Biliyor musunuz ki Hotel Plaza Athenee, güler yüzlü personeli ve kusursuz servis kalitesiyle 'ISO 9001' belgesi alan Avrupa'nın ilk oteli. Herhangi bir yanlış işleyiş olmaması için oteldeki her prosedürü standart hale getirdik. 44 yıldır otel bünyesinde çalışan ve 3 jenerasyona hizmet veren Chef Consierge Jean-Claude Elgaire, bu yıl 2. kez Uluslararası 'Les Clefs d'Or' organizasyonun başkanı seçilmiş. Ayrıca daha birçok personel aile yakınlığını hissettiriyor size otel içerisinde.
En iyi servis aslında en ince detaylara bile dikkat etmekle oluyor değil mi?
Herkesin otelimizde kalmaktan memnun olması çok önemli. İnce detaylara çok özen gösteriyoruz. Mesela bir müşterimizin doğum günüyse, odasına mutlaka şampanya yollarım; evlilik yıldönümüyse güllerle karşılanırlar odalarında. Yolladığımız hediyelerde bile çok seçici ve dikkatli davranıyoruz. Alkol içilmeyen bir ülkeden gelen misafirlerimize çikolata yollarım mesela. Japonlar ise çikolatayı sevmiyorlar. Misafirlerimizin Hotel Plaza Athenee'ye sadık olmalarını sağlamak için her şeyi yapıyoruz. Onların mutlu olup geri gelmeleri çok güzel. Hotel Plaza Athenne yıllardır kimliğini koruyor.
Otelde kaç kişi çalışıyor?
'Chrismas hediyesi' hazırladığımız zamanlarda yaklaşık 550 paketi buluyoruz.
187 oda için 550 personel oldukça yüksek bir rakam?
Misafirlerimizin herhangi bir şey arzuladıkları anda, yanlarında birini bulacaklarını hissetmeleri çok önemli. Son derece profesyonel ve kaliteli bir ekibimiz var. Otel ne kadar iyi olursa olsun, servis en önemli unsur. Ama bu servis kalpten yapılmalı, ezbere değil ve bu konuda kendimizden çok eminiz. 40 senedir bizimle olan elemanlarımız var ve 3 nesil müşterilerimizi tanıyorlar. Bu çok önemli, çünkü aile içerisinde gibi hissediyorsunuz kendinizi.
Hotel Plaza Athenee'de kalan misafirlerinizin tanımlamasını yapabilir misiniz?
Burası gerçekten lüks bir otel ama bir o kadar da sıcak. Bu yüzden kaliteyi yaşam biçimi yapmış ama bunu yaparken belirli kurallara göre hareket eden değil, tamamen doğal davranan misafirlerimiz, müdavimlerimiz var genelde. Paris dışından hafta sonunu geçirmeye gelen Fransızlar, dünyanın her köşesinden gelen misafirlerimiz oluyor. Son 1 senedir Brezilyalılar, Ruslar ve İtalyanlar çok sık otelimizde konaklıyorlar. Her yaştan konuğumuzu ağırlıyoruz otelimizde. İşadamları, gençler, alışverişe gelen bayanlar... Çok güzel bir karışım var. İşadamları eşleriyle geliyorlar. Onlar çalışırken, eşleri tatil yapıyorlar. Yunanlı ve Türk misafirlerimizin sayısı da gün geçtikçe artıyor ve kısa zaman içinde Türkler'in Hotel Plaza Athenee'ye daha çok rağbet edeceklerine inanıyorum.
Hotel Plaza Athenee'nin hangi özelliklerinden dolayı Türk misafirlerinize uygun olduğunu düşünüyorsunuz?
Bugüne kadar 3 kere İstanbul'a geldim. 2 kez Çırağan Kempinsky'de, bir kez de Swissotel'de kaldım ve oradaki yaşam tarzınıza hayran kaldım. Giyim tarzınız, gittiğiniz mekanlar hepsi çok güzeldi. Daha evvel burada kalan misafirlerimiz de bizi diğer Türkler'e referans verdiler. Evlerine dönerken o kadar güzel iltifatlar aldık ki. Ben inanıyorum ki Hotel Plaza Athenee, Türk misafirlerin Paris'te kalmayı isteyecekleri en ideal otellerden biri. İlk olarak lokasyonumuz mükemmel. Hem moda hem eğlencenin merkezinde ve çok canlı ve özel bir oteliz. Otelin ambiyansı, klasik ve moderni mükemmelce birleştirmesi, popülaritesi, restoranların ve barının çok revaçta olması, dinamizmi, servisinin kalitesi ve onlarla en iyi şekilde ilgilenmek için burada oluşumla siz Türkler'e kusursuz bir konfor sağlayacağımızı garanti edebilirim.
Bugüne kadar hangi ünlüleri ağırladınız otelinizde?
Birçok kraliyet ailesi mensubu, dünyaca ünlü starlar, politikacılar, işadamları, futbolcular, sanatçılar... 1911 senesinden beri otel ünlülerle dolup taşıyor. Eskilerde Marliene Dietrich, Josephine Baker, Rudolph Valentino, Maurice Chevalier, Kennedy ve Ford aileleri, Grace Kelly, Gary Cooper... John Malkovich, Robert de Niro, Jack Nicholson, Mick Jagger çok sık gelirler Hotel Plaza Athenee'ye. Britney Spears Paris'e geldiğinde mutlaka Hotel Plaza Athenee'de kalır. Lenny Kravitz, Christina Aguilera, Justin Timberlake, Keanu Reaves, Ricky Martin, Richard Gere, Selma Hayek, Sophia Loren, Robert Redford ve daha pek çok ünlü bizim misafirimiz oldular. Nadine de Rochild veya Prenses Ira'yı her an görebilirsiniz 'Galerie des Gobelins'de öğle yemeği yerken...
Fransızların meşhur sözü 'L'Art de Vivre'e (yaşama sanatı) otel olarak ne gibi katkılarınız olduğunu düşünüyorsunuz?
O kadar çok şey var ki... Alain Ducasse tüm dünyanın tanıdığı bir şef. Onun restoranlarında yer bulmak için dediğimiz gibi 3-4 ay öncesinden rezervasyon yapılıyor tüm dünyadan. 'Relais Plaza', dünya çapında tüm ünlülerin yemek yediği bir yer. Liz Taylor'dan Sophie Marceau'ya, Lady Diana'dan Antonio Banderas'a binlerce konuğu ağırladık bugüne kadar... Gelenlerin kalite düzeyi ve ilginçliği bile 'yaşama sanatı'na katkıda bulunuyor bence. Hotel Plaza Athenee'nin yeri o kadar prestijli ki; komşularımız Valentino, Max Mara, Ferre, Prada, Dolce & Gabbana, Christian Dior ve Chanel gibi en ünlü markalar. Fransa'nın en ünlü aktörleri ve televizyoncuları otele sanki ikinci evleriymiş gibi gelip, zaman geçirirler. Masajlar, fitness center, buhar odası, sauna gibi servislerimiz hep daha sağlıklı bir yaşam adına...
Hotel Plaza Athenee'yi Paris'teki diğer otellerden ayırıp, kendine özgü yapan özellikler neler sizce?
Burada gerçekten bir aile ruhu var. Kapıdan içeri girdiğiniz anda bunu hissedebiliyorsunuz; hem personel hem de bizimle misafirlerimiz arasında. Hepimiz birbirimizden bir şey öğreniyoruz. Bir de çok dinamiğiz. Her an keşfedecek yeni bir şey buluyorsunuz otelin içinde. Bu dinamizm pek az otelde bulunur. Bir de Hotel Plaza Athenee, diğer lüks otellere göre biraz daha modern. Ayrıca Paris'in sembolleri olan Champs Elysees Caddesi, Eiffel Kulesi ve Arc de Triomphe gibi yapıtlar yalnızca yürüme mesafesinde. Modanın en büyükleri de komşularımız.
Bugüne kadar Hotel Plaza Athenee'nin kazandığı ödüller var mı?
'Leaders Club Members' 2 hafta önce Londra'da düzenlenen bir törenle Hotel Plaza Athenee'ye, 'Dünyanın En İyi Oteli Ödülü'nü verdi. Böyle prestijli bir ödülü almak bizi çok mutlu etti. Daha önce de değindiğim gibi, servisimizin kalitesi için 'ISO 9001' belgesini alan ilk Avrupa oteliyiz. Otelimizin barı ise
Avrupa'nın en iyi barı seçildi. Alain Ducasse'ın restoranı da Paris'in en iyisi seçildi geçtiğimiz sene.
Sizce Hotel Plaza Athenee popülaritesini neye borçlu?
Gerçekten eğlence var burada. İnsanlar meraklılar; yeni ve popüler olanı hep merak ediyorlar. İçeride mutlaka bir ünlü göreceklerini biliyorlar. Burası, bu kadar ünlüye evsahipliği yapmasına ve en ünlü aileleri konuk etmesine rağmen, içerde herkes alışılagelmiş davranıyor; rahat ve kendileri gibi. Diğer lüks oteller gibi yapay bir ortam yok Hotel Plaza Athenee'de. Daha natürel burası.
Son olarak şunu sormak
istiyoruz: Dünyada yaşanan terör hakkındaki görüşleriniz neler ve bunlar otelinize gelen müşteri sayısını etkiliyor mu?
İlk evvela İstanbul'da yaşanan
olaylardan dolayı hepinize geçmiş olsun demek istiyorum. Terör maalesef
bugün sizi vurdu ama yarın başka bir yeri vurabilir. Umarım kısa zamanda tüm dünya el ele verir ve terörizmin sonu gelir. İnanır mısınız ki bu öğlen, otelimizin müdavimlerinden bir Türk misafirim beni aradı ve ailesiyle birlikte, ülkenizde yaşanan olaylardan biraz uzaklaşmak adına yarın buraya geleceğini
söyledi.
Bu keyifli ve bilgilendirici sohbet için çok teşekkür ederiz.
Ben de size. Umarım Hotel Plaza Athenee'de birçok Türk'ü en iyi şekilde ağırlama fırsatım olur.
+331 53 67 66 65

Tarih: 08:45, 9/10/2008 Kategori: VILLA
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

MEMLEKETİM:' NİĞDE '

Niğde

 

 

Niğde ilçeler haritası
Niğde ilçeler haritası
Niğde
Bölgeİç Anadolu
İlNiğde İli
Nüfus331.677 (2007)
Merkez78.088
Yüzölçümü14.294 km²
Nüfus Yoğunluğu47,60 /km²
Rakım1.200 m
Koordinat37°25' - 38°58'
33°10' - 35°25'
Posta kodu51xxx
Telefon Kodu0388
Plaka Kodu51
Belediye BaşkanıMurat Zeren
İlçelerNiğde (merkez), Altunhisar, Bor, Çamardı, Çiftlik, Ulukışla

Hititler devrinde Niğde bölgesi Nakita isimli bir yerleşme merkeziydi. Zayıf bir rivâyete göre de Niğde ismi, ilk çağ isimlerinden Cadyna'dan gelmektedir. İslâm müelliflerinin eserlerinde ise Niğde için Nekidâ, Nekide olarak bahsedilir.

Kentin en eski adının Nahita veya Nekide olduğu sanılıyor. Bu addan ilk önce ünlü tarihçi İbn Bibi bahsetmiştir. 14. yüzyılda Nakide kelimesi Nikde, Nigde okunacak şekilde yazılmış, Cumhuriyet döneminde de Niğde şekline çevrilmiştir.

On üçüncü asrın ilk yarısında Türkiye'nin büyük şehirleri arasında yer almıştır.

Konu başlıkları

[gizle]

Coğrafi Konum [değiştir]

Niğde Orta Anadolu’nun güneyindedir. Üç tarafı Toroslar’ın genç kıvrım dağları ile çevrilidir. Batı ucunda ise Konya ovası ile birleşik Emen ovası yer alır. Jeolojik yapıya volkanik tüfler ve bazalt akıntıları hakimdir. Ovalarda ise egemen olan yapı alivyonlardır. Karasal iklim kuşağındadır. Doğal bitki örtüsü dağlık alanlarda çam ve köknar, çay ve gölet kenarları da söğüt ve kavak ağaçlarıdır. Düzlükler ise otsu bitkilerle kaplıdır. Meyve üretimi bol ve çeşitlidir. Elma ağacı sayısı ülkede ilk sırayı alır. Türkiye’nin patatesinin  %25 'i burada yetişir. Lahana üretiminde Türkiye 2.sidir. Halkın esas geçim kaynağı tarımdır. Bu nedenle nüfus kırsal alanlarda yoğunlaşmıştır. Bu alanlarda hayvancılık ve el sanatları bütün canlılığı ile devam eder.

Büyük merkezlere olan yakınlığı, Kapadokya bölgesinde olması, Kayseri ve Nevşehir havaalanlarına yakınlığı,tarihi eserleri, doğa varlıkları ve zengin müzesi ile Türkiye’nin turizm merkezlerinden biri durumundadır.

Nüfus [değiştir]

İlçeİlçe Merkezinin NüfusuBelde ve Köylerin NüfusuToplam Nüfusu
Merkez İlçe78.08899.308177.396
Altunhisar3.83918.44522.284
Bor29.80433.21663.020
Çamardı4.08616.21620.302
Çiftlik4.62727.52432.151
Ulukışla6.38626.56032.928
TOPLAM126.812221.2693.325.675

 

Tarihin İlk İzleri [değiştir]

Niğde'nin tarihi ile ilk buluntular, Neolitik döneme (M.Ö. 8000-5500) rastlar. Bunlar Bor, Niğde Bahçeli Kasabası Roma Havuzu yakınındaki Köşk Höyük'ten ve Bor Pınarbaşı Höyüğünden çıkartılan eserlerdir. Anadolu'da Hitit dönemi olarak isimlendirilen M.Ö. 2000-7000 yıllarına ait eserler ise Kömürcü Köyü Göllüdağ Örenyeri'nden çıkartılmıştır. Helenistik dönemde ise (M.Ö.330-30) Niğde bölgesi Büyük İskender'in komutanlarından Eumenes'in kurduğu Bergama Krallığı'na dahil olmuştur. Tepe Bağları ve Ulukışla Porsuk Höyük kazılarından bu döneme ait eserler çıkartılmıştır.

Roma İmparatorluğu Zamanı

M.Ö. 30 - MS. 395 yıllarını kapsayan Roma devrinde Niğde bölgesi tarihinin en önemli konumlarından birini yaşamıştır. Bu dönemde Tyana (Kemerhisar Kasabası) çevresinde yoğun bir yapılaşma görülür. Saraylar,mabedler, su kemerleri ve yerleşim birimleriyle oldukça büyük bir kent konumuna getirilmiştir. M.S. 395 yılında ise Anadolu Bizans hükümdarlığı altına girmiştir. Özellikle Kapadokya ve Ihlara Bölgesi bu dönemi yansıtır. Niğde bölgesi Bizans hükümdarlığında iken Sasani, Pers ve Arabların istilalarına uğramıştır. Tyana kenti 931 yılındaki Arap İstilası sonucu büyük ölçüde yıkılmıştır. Bu dönemin en güzel ve görkemli eserlerinden birisi Gümüşler Kasabası yakınındaki Eski Gümüşler Örenyeri ve Manastırıdır.

Türklerin Egemenliği Başlıyor [değiştir]

1166 ve onu takip eden yıllarda Niğde Yöresi Türklerin eline geçmiştir. Özellikle Anadolu Selçuklular'dan I. Alaeddin Keykubat zamanında parlak bir dönem daha yaşanmıştır. Dönemin valisi Zeyneddin Beşare'nin yaptırdığı Alaedin Camii (1223) ve daha sonra yaptırılan Hüdavent Hatun Turbesi (1312) dönemin günümüze bıraktığı miraslardandır. Anadolu Selçukluları Kösedağ Savaşında (1243) Moğollara yenilence bölge Moğolların uç beyliği olan İlhanlıların idaresine geçmiştir. 1357 yılında ise Karamanoğulları bölgenin yeni sahibi olmuşlar ve Akmedrese'yi yapmışlardır(1409). 1471 yılında ise Fatih Sultan Mehmet Karamanoğullarını yenilgiye uğratarak Niğde'yi ve diğer bölgeleri almıştır. Osmanlı döneminde Niğde eski önemini büyük ölçüde yitirmiştir. Cumhuriyetin kurulmasıyla 1923 yılında il statüsüne kavuşmuştur.

Cumhuriyet döneminde Niğde [değiştir]

Osmanlı'nın çöküş dönemi ile başlayan ve çok uzun zamandır süregelen kargaşa ve belirsizlik, Milli Mücadele ile başlayan, Cumhuriyetle devam eden yeni dönemde son buldu.

Cumhuriyetle başlayan istikrar, bütün Türkiye'de olduğu gibi, Niğde'de de bayındırlık, eğitim, sağlık, sosyal ve kültürel alanlarda büyük gelişmeleri beraberinde getirdi.

Büyük bir kasaba görüntüsünde olan Niğde Merkezi Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren yapılan değerli çalışmalarla çehresini değiştirmeye başladı. Atatürk ve O'nun kurduğu Cumhuriyeti gönülden benimseyen, her zaman ona desteğini devam ettiren İllerin başında Niğde gelmektedir.

Cumhuriyetin ilan edildiği gün bu mutlu günü top atışlarıyla kutlayan ilk şehir Niğde'dir.

İklim ve Bitki Örtüsü [değiştir]

Niğde'de kara iklimi görülür. Kara ikliminin görülme nedenleri, etrafının dağlarla çevrili olması, deniz seviyesinden 1200 m. yükseklik göstermesi, denizin bunaltıcı etkilerini ve denizden gelen rüzgarları alamaması, kuzeyden gelen soğuk rüzgarlara açık olmasıdır. Bu durumda Niğde'nin genel iklim özelliği, yazları sıcak ve kurak, kışları soğuk ve kar yağışlıdır. Yağışlara kar halinde kışın, yağmur halinde ilkbaharda rastlanmaktadır.

Kış aylarında yüksek basıncın etkisiyle Niğde'de değişik bir yağış rejimi görülür.İlkbaharda yüksek basıncın etkisi altında ve batıdan gelen alçak basınç merkezleri Niğde'yi etkisi altında bırakır. İlkbaharın gelmesiyle gölgede sıcaklık derecesi yavaş yavaş yükselir. Yüksek basıncın hakimiyeti doğuya çekilir. Bu çekiliş ilkbaharda deprasyon yağışlarının meydana gelmesine sebep olur. Nisan, Mayıs ve Haziran'ın ilk yarılarına kadar sağanak halinde, bazen de sürekli yağış yapan şartları görülür.
Niğde'de yağış ortalaması 0.9 mm. (Milimetre) dir. Yağış en fazla olduğu ay 78.5 mm ile Nisan, en az olduğu ay ise 0.2 mm ile Temmuz ayıdır.
Niğde'de ortalama nisbi nem % 56 dır. Nemin en fazla olduğu ay % 80 ile Şubat, en düşük olduğu ay % 28 ile Ağustos ayıdır.
Yağışların azlığı sebebiyle ormanlık bölge azdır. Ormanlar Toroslar bölgesinde, Hasan ve Melendiz dağlarının yüksek yamaçlarında bulunur.

Tarım ve Hayvancılık [değiştir]

Tarım [değiştir]

Tarım alanlarının 147.987 hektarında başta hububat olmak üzere tarla ürünleri yetiştirilmektedir. Sanayi ürünlerinde ise ilk sırayı patates alırken daha sonraki en önemli ürün şeker pancarıdır.
Niğde'de tarım denilince akla yörenin geleneksel ürünleri olan elma ve patates gelmektedir. İlimizde yıllarca önem verilmeyen ve ikincil bir üretim dalı olarak görülen hayvancılık son yıllarda hızla gelişerek ilimiz ekonomisindeki yerini almıştır.
Tarım nüfusunun 12.000 ailesi patates, 16.000'i elma kalanı ise diğer tarım dallarıyla uğraşmaktadır.

Niğde ilindeki çiftçiler patates tarımında modern tarım tekniklerini uygulamaktadır. Bunu sonucu olarak Niğde patates üretiminde ülkemizde ilk sırada yer almaktadır.

Niğde'de elmacılık da patates kadar tarımda önemli bir yer tutmaktadır. Ağaç sayısı bakımından Türkiye'de birinci üretim sıralamasında ise üçüncüdür. Bunu nedeni ise elma bahçelerinin yaşlı ve bakımsız olmasıdır. Bu durumu iyileştirmek amacıyla tam ve yarı bodur elmacılık çalışmalarına başlanmıştır.Bu çalışmaların sonucunda ilin belli kesimlerinde italyan ortaklı alanlarda yeni elma çeşitleri denenmiş ve başarılı olunmuştur.

Niğde ili lahana üretiminde de Türkiye'de 2.sıradadır.Lahana özellikle Ulukışla ilçesinin Eminlik,Hüsniye ve Ovacık köylerinde büyük bir itina ve özenle yetiştirilmektedir.Türk mutfağında geniş bir yere sahip olan kırmızı(mor)ve beyaz lahana(yöresel adı:ilanedir) ,lezeeti ve kalitesiyle Niğde'nin vazgeçilmez tarım ürünüdür.Niğde tahıl tarımında da önemli bir yere sahiptir.Özellikle Ulukışla Eminlik Köyünde ve çevre köylerde buğdayın zengin çeşitleriyle,arpa ve çavdar üretimi yapılmaktadır.Bunun yanısıra sebzeciliğin gelişmesi için özellikle seracılık çalşamları yapılmaktadır. İlimizde sebzecliğin büyük kısmı bahçe sebzeciliğidir.

Hayvancılık [değiştir]

İlde toplam 532.266 küçükbaş, 60.560 büyükbaş hayvan bulunmaktadır. Verimi arttırmak amacıyla kooperatifler kurulmuştur. Mısır silajını arttırma çalışmaarı yapılmaktadır. Bu sayede besi hayvancılığı gelişme göstermiştir.

Niğde ilinin topografik ve bitki yapısı arıcılığa son derece uygun olduğundan bu alanda da üretim yapılmaktadır. Bol miktarda fenni kovanın dağıtılmasıyla arıcılığın il ekonomisine katkısı artmıştır.

Son zamanlarda Çamardı ve Ulukışla yöresinde alabalık üretiminde büyük artış görülmüştür.

Turizm [değiştir]

Doğa Turizmi [değiştir]

Büyük kısımları Niğde ili sınırları içerisinde kalan Aladağlar ve Bolkarlar, Anadolu'yu Güneyden çevreleyen Toros sıradağlarının "Orta Toroslar" bölümünü oluşturur.Bu dağlar, dağcılık, yürüyüş ve kış sporları açısından oldukça çekici güzegahlara sahiptir. Aladağlar, ortalama 3500m yüksekliğinde, bindirmeli "Napli" bir yapıya sahiptir. Aladağlar üzerinde, Demirkazık grubu, Yedigöller grubu, Kaldır grubu ve Torasan grubu olmak üzere dört yükselti grubu bulunmaktadır. Yörede, dağ keçileri, vaşak, kurt, yaban domuzu, geyik, tilki ve tavşan bölgede görülen hayvanlardır. Kartal, kergenez ve keklik bölgede görülen önemli kuş türlerindendir. Bu dağlarda genelde yörükler göçerler olarak yaşamaktadır. İklimin müsait olduğu aylarda beraberindeki hayvanlarına bakarak, halı, kilim gibi el ürünlerini yaparak yaşamlarını sürdürürler.

Aladağlar, dağcılık, yürüyüş ve tırmanışlar için Torosların en uygun bölümüdür. Tırmanışlar için en uygun yollar Çamardı ilçesindeki Demirkazık ve Çukurbağ köylerinden başlar. Hemen bu bölgede konaklamak için 85 yataklı modern bir dağ evi bulunmaktadır.

Bolkar dağları da yürüyüş ve kış sporları açısından oldukça cazip bir bölgedir. Özellikle 7 km'yi bulan doğal pisti ile tur kayağına ilgi duyanları memnun etmektedir. Bolkar dağlarına özgü krater gölleri ve başka yerlerde nadir olan tesbit edilebilen 200'e yakın kır çiçekleri olan bu bölge her zaman ziyaretçilerin ilgi odağı olmuştur. Kış turizmi ve kış sporları özellikle Bolkar Dağlarında büyük gelecek vadetmektedir. farfara katkılarıyla korunmaktadır

Kültür Turizmi [değiştir]

Niğde'nin kültür turizmi potansiyeli sınırlı gibi görünse de, sahip olduğu son derece önemli ve kendine özgü kültür varlıkları bu sınırı zorlamaktadır.

Niğde'ye, yaklaşık 20 km uzaklıkta, Bor ilçesi Bahçeli ve Kemerhisar kasabalarını içine alan geniş bir bölgede bulunan "Tyana Ören Yeri" bir Antik kent olarak, Kemerhisar Su Kemerleriyle ve Bahçeli Roma Havuzu ile canlılığını korumaktadır.

Roma devrinden kalma Niğde'ye 40 km uzaklıkta Karatlı kasabası yakınında bulunan "Kuşkayası Mezarlığı" önemli kalıntılardır. Niğde'ye 9 km mesafede "Gümüşler Ören Yeri ve Manastırıdır". Kapadokya bölgesi'nin diğer yeraltı şehirleri gibi Bizans dönemine ait olan ve korunmak amacı için yapılmış olan "Kavlaktepe Yeraltı Şehridir".

Selçuklular döneminde 1. Alaaddin Keykubat döneminde Niğde merkezinde Alaaddin tepesine yaptırılmış "Alaaddin Camiidir". Niğde il merkezinde Selçuklu sanatının en güzel eserlerinden olan "Hüdavent Hatun Türbesi", İlhanlı Beyliği döneminde yaptırılan "Gündoğdu Türbesi", İlhanlı dönemine ait "Sungurbey Camii ve Türbesi", özellikle griş portalindeki taş işçiliği mükemmel olan Karamanoğlu Alaaddin Ali Bey tarafından medrese olarak yaptırılan "Akmedresedir". Yine il merkezinde "Niğde Kalesi" ve "Bedesten" önemli kültür merkezleridir. Ulukışla ilçesinde, xvıı. Yüzyılda yaptırılan yanında cami ve hamamı bulunan "Öküz Mehmet Paşa Kervansarayıdır".

Termal Turizm [değiştir]

Niğde'ye 80 km. Mesafede Ulukışla ilçesinde E-90 Karayolu üzerinde bulunan "Çiftehan Kaplıcaları", hem banyo hem de içme kürlerine elverişli olan kaplıcalarımızdandır. Kaplıca merkezinde 400 yataklı vasıflı ve 700 yatak cıvarında konaklama tesisi bulunmaktadır.

Niğde merkezine 75 km. Mesafede Çiftlik ilçesisindeki Narköy'e oldukça yakın olan "Narlıgöl Sıcaksu Kaynağı" bir krater gölüdür.

Bor ilçesindeki Kemerhisar kasabası yakınında "Kemerhisar İçmecesi", içme kürleri ve çamur banyosu için kullanılan termal yerlerimizden biridir.

Niğde'nin 2 km batısında romatizmalar ve diğer rahatsızlıklara olumlu etkisi olan "Kocapınar Suyu ve Çamuru" ve Niğde'ye 45 km uzaklıkta İçmeli kasabası yakınında maden suyu olarak kullanılan "Ferhenk Müshil Madensuyu Kaynağı"önemli termal bölgelerindendir.

Yayla Turizmi [değiştir]

Genellikle 2500 metrelik ve daha yüksek rakımları olan Niğde yaylaları, özellikle Toros Aladağlar ve Bolkarlar'da bulunan yaylalar çok zengin bir bitki örtüsü ve dağ çiçeklerine sahiptir. Ayrıca bu yaylalarda yaşayan yörüklerin folklorik özellikleri, yaşayışları, ekonomik etkinlikleri, el sanatları yöre halkının ve dağ ve doğa yürüyüşleri için buralara gelen turistlerin çok fazla ilgisini çekmektedir.

Niğde'de sosyal hayat [değiştir]

Nüfus [değiştir]

2000 yılı nüfus sayımına göre toplam nüfûsu 348.081 olup, 126.812'si il ve ilçe merkezlerinde, 221.269' i köylerde yaşamaktadır. Yüzölçümü 6485 km2 'dir.

 

Mahallî Kıyâfet [değiştir]

Kadınlar biri günlük ev elbisesi diğeri kişilik denen husûsî günlerde giymek üzere bulundurdukları iki türlü elbise giyerler. Başlarına yazma örter, boyunlarına değirme alır, üzerlerine bindallı giyerler. Ayağa ise kaloş kundura giyilir.

Erkekler başlarına püsküllü fes giyerlerdi. Gövdeye yakasız mintan ve bunun üzerine cepken giyilirdi. Cepken kolsuzdur. Omuz başları kol gibi uzanır. Göğsü işlemelidir. Şalvarın cep ağızları ve yanları işlemelidir. Çoraplar yünden ve ayağa ise kaloş ayakkabı, yemeni veya çarık giyilirdi.

Mahallî Oyunlar [değiştir]

Niğde ili halk oyunları ve halk türküleri bakımından da çok zengindir. Müzik; yumuşak, içli ve coşkuludur. Niğde'de “Halay”a Alay denir ve en çok tutunan oyundur. Diğer oyunları ise; Çekin Alay Düzülsün. Hop Cilveli, Hop Dündarlı, Develi, Ansam, Hora, Tombili, Ufacık, Menberli,Sarıyıldız,Naciye ve Kanacaktır.

Niğde'nin Yemekleri [değiştir]

Niğde tavası, saç kavurma, tandır ve çanak fasulyesi, zomu, mangır çorbası, oğma çorbası, öfeleme çorbası, düğcük çorbası, yoğurtlu çorba, sütlü çorba, nohutlu çorba, pancar çorbası, erişte pilâvı ve çorbası, tarhana çorbası, kuskus pilavı ve çorbası, üzüm baranası, kabak köftesi, kabak musakkası, ditme, tirit, söğürme, valu söğürme, tatlı havu, ayvan baranası, soğan yahnisi, ekkabağı, mumbar dolması, papara, yumurtalı taze fasulye, kaygana ve kaşık kayganası.

Niğde'nin Özel Tatlıları [değiştir]

Höşmeri, Halveter, Kaygana, Pekmez, Aşüre, Zerde, Sarıburma, Tatlı Dürümü, Hurma Tatlısı, Kaşık Kayganası,İrmik Tatlısı, Halka Tatlı ,Kuru kayısı tatlısı,Tulumba tatlısı, incir tatlısı, köfter tatlısı, cimcik tatlısı,dolaz.

Turistik yerleri [değiştir]

Niğde ili tarihî eserleri ve tabiî güzellikleri bakımından zengin iller arasında yer alır. Selçuklu devri Türk eserleri bakımından Konya, Kayseri ve Sivas'tan sonra gelir. Bakımsızlık yüzünden birçoğu yıkılmıştır.

  • Alâaddin Camii: Birinci Alâaddin Keykubâd zamânında Niğde Sancakbeyi Zeyneddin Başara tarafından 1233'te yaptırılmıştır. Selçuklu sanatının günümüze kadar en iyi korunmuş eserlerinden olup, mihrap ve minberi çok güzel bir sanat âbidesidir. Niğde'nin en eski camisi olup Mîmar Sıddık bin Mahmud ve kardeşi Gazi yapmıştır. Sarı ve kül renkli kesme taştan yapılan câminin doğu kapısı son derece güzel geometrik motiflerle süslüdür. Cami süslemeleri bakımından Selçuklu devrinin en kıymetli eserlerinden biridir. Damalı minaresi camiye ayrı bir güzellik katmaktadır.
  • Sungur Bey Câmii ve Türbesi: Moğol asıllı Sungur Bey tarafından 1335'te yaptırılmıştır. On sekizinci asırda geçirdiği yangından sonra yeniden yapılmıştır. Mîmarî özelliği ve taş işçiliği şahane olan caminin süslemeleri çok zengindir. İlk yapıldığında iki minareliydi. Caminin yanında Sungur Beye ait sekiz köşeli bir türbe vardır.
  • Paşa Camii: On beşinci asra ait Osmanlı eseridir. Ali Paşa tarafından yaptırılan camiyi oğlu Murad Paşa genişletmiştir. 1909'da tamir gören caminin yanında türbe ve çeşme vardır.
  • Şah Mescidi: Sungur Bey Camii yakınında olup 1413'te yaptırılmıştır. Kare plânlı bir camidir.
  • Hanım Camii: Alâaddin Tepesinin doğusunda olup 1452'de yapılmıştır. Arife Hanım tarafından tamir ettirildiği için Hanım Camii olarak bilinir. Karamanoğulları devri eseridir.
  • Dışarı Camii: On altıncı asır Osmanlı eseridir. Tek kubbelidir. İnce işçilikli ve sedef kakmalı minber Sungur Bey Camiinden getirilmiştir.
  • Ulu Cami: Bor ilçesindedir. Karamanoğlu Alâaddin Bey tarafından 1410'da yaptırılmıştır. Cami dikdörtgen biçimindedir.
  • Gedelli Köyü Camii:Ulukışla ilçesine bağlı Gedelli Köyündeki yeni görünümlü cami yapılan araştırmalara göre aslında 730 yıllık bir geçmişe sahip.Bu da o bölgedeki yerleşimin ne kadar eski ve köklü olduğunu göstermektedir.
  • Ak Medrese: Karamanoğlu Alâaddin Ali Bey tarafından 1409'da yaptırılmıştır. Adını kapısındaki beyaz mermerden alır. Selçuklu mîmarî tarzının çok güzel bir örneğidir. Ali Bey Medresesi de denir. 1936'da restore edildikten sonra arkeoloji müzesi olarak kullanılmaktadır. Geometrik motiflerle süslü giriş kapısı çok güzeldir.
  • Hüdâvend Hatun Kümbeti: Moğol İlhanlı valisi Sungur Bey zamânında, Dördüncü Kılıç Arslan'ın kızı Hüdavend Hâtun tarafından 1312 senesinde yaptırılmıştır. Sekizgen plânlı yapı içten kubbe, dıştan piramit çatı ile örtülüdür. Doğusunda bulunan taçkapı yıldız geçmeler ve çeşitli motiflerle süslenmiştir.
  • Gündoğdu Türbesi: Hüdavend Hatun Kümbetinin yanındadır. 1344'te ölen Hakkı Besvap için yaptırılmıştır. Kare plânlı yapı içten kubbe, dıştan piramit çatı ile örtülüdür. Türbenin kapısı geometrik, bitki ve örgü motiflerinden meydana gelen kuşaklarla çevrilidir.
  • Sungurbey Kütüphanesi: Emîr-ül-ümerâ Seyfeddîn Sungur Ağa tarafından 1335 senesinde yaptırılmıştır. Günümüzde İl Halk Kütüphanesi olarak kullanılmaktadır.
  • Niğde Kalesi: Selçuklu Sultanı Birinci Alâaddin Keykubat yaptırmıştır. Selçuklu ve Osmanlı devirlerinde onarım gördüğü kitabe ve motiflerden anlaşılmaktadır. En son Fatih devrinde İshak Paşanın emriyle tâmir ettirilmiştir. Safevî ve Akkoyunlu tehlikesi sona erince kale tamir ettirilmemiştir. Bugün kale ve onu çevreleyen üç sıra halindeki surlardan pek azı kalmıştır.
  • Gedelli Kalesi: Gedelli Köyüne hangi yoldan giderseniz gidin karşınızda asırlara, meydan okumuş,bir çok tarihi olaya şahitlik etmiş ve şu an köyün bekçisi gibi hala dimdik ayakta duran kale,aslında büyük bir kayadır.Bu kayanın üzeri çok geniş olduğundan yerleşime elverişli olduğundan eski yerleşmeler görülmektedir.
  • Niğde Müzesi: 1976'da yapılmıştır. Antik Çağa ait eserlerle, Selçuk ve Osmanlı devrine ait 12 bin eser sergilenir. Akmedrese de müze olarak kullanılmaktadır.
  • Tyana Harabeleri: Bor ilçesinin Kemerhisar bucağı yakınındaki şehir kalıntıları, Hititlere ait ve M.Ö. 2000 yılında önemli bir merkez olan Tuvana şehrine aittir.
  • Göllüdağ Harabeleri: Niğde'nin 40 km kuzeyinde Bozköy ve Kömürcü köyleri arasında Göllüdağ'da bir Hitit şehridir. Şehir kalıntıları 3 km2dir ve surlarla çevrilidir. M.Ö. 8. asırda yangın neticesi yıkılmış ve bir daha yapılmamıştır. Savaş ve tapınak kalıntıları vardır.
  • Kaya Kilise ve Manastırlar: Roma ve Bizans devrinde Ihlara Vadisinde kayalara oyulmuş kilise ve manastırlar olup, bâzısı bir saatte gezilecek kadar büyüktür.
  • Su Kemerleri: Kemerhisar-Bahçeli kasabaları arasında Roma devrinden kalma su kemerleridir.
  • Roma Havuzu: Bahçeli kasabasındadır. Etrafı mermerle çevrili Roma devrine ait bir havuzdur.
  • Eski Gümüşler Manastırı: Niğde'ye 8 km mesafede Gümüşler kasabasındadır. Roma devrinde yapılmıştır.
  • Demirkazık Tepesi: Çok güzel manzaraları olan bu dağ yaz ve kış ayrı güzelliklere sahiptir. Kayakevinin bulunduğu bu dağ, kış sporlarına müsâittir. Dağcılık tesisleri ve alabalık üretme çiftliği vardır.
  • Hasan Dağı: Çok güzel manzaralı bir dağdır. Konik biçimde krater gölü vardır. Kış sporlarına müsaittir.
  • Köşk: Bor ilçesinin Bahçeli kasabasında yeşillik ve sulak bir mesire yeridir.
  • Keten Çimeni: Suyu bol, manzarası güzel ve yeşil bir yayladır.
  • Değirmenli damlataş mağarası Kasaba olduktan yaklaşık üç yıl sonra Ali Öztekin tarafından bulunmuştur. Sulardan oluşan sarkıtlarla ve elektrikli aydınlatmasıyla Görülmeye değer bir tarihi eserdir.
  • Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı Ulukışla ilçesinde yer almaktadır. 1615-1616 yıllarında Osmanlı sadrazamlarından Mehmet Paşa tarafından inşa ettirilmiştir. Osmanlı İmparatorluğundan günümüze kadar yaşayan en büyük kervansaraylardan olma özelliğini taşımaktadır. 2006-2007 yıllarında Kayseri Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restore edilmiştir

      Kaynak:vikipedia


Tarih: 16:41, 6/10/2008 Kategori: tatil
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

DOLAR UÇUYOR

Kurtarma paketinin geçmesine karşın devam eden küresel kaygılar borsalarda kayıplara neden oluyor. Asya’da kayıplar yüzde 4’ü aştı. İngiltere bankaları devletleştiriyor, Almanya'da da operasyon var.

Türkiye'de ise doların yükselerek 1,33 YTL’nin üzerine çıktı. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası 100 endeksi açılışın ardından büyük bir düşüş yaşadı.


Amerika kaynaklı mali krizin Türkiye'ye etkileri bayram sonrasında borsayı tepetaklak etti. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası, şok düşüşlerle yeni haftaya başladı.

Endeks birinci seansta, Cuma günü ikinci seans kapanışına göre 2.404,98 puan azalarak 32.148,02 puana geriledi. Hisse senetleri ortalama yüzde 6,96 değer kaybetti.

DOLAR YÜKSELİŞTE

Borsa mali krizin yarattığı endişe ile sarsılırken, dolardaki yükseliş de sürüyor. İstanbul'da dolar, avro ve sterlinin alış-satış fiyatları, saat 12.00 itibariyle şöyle;

ALIŞSATIŞ
ABD Doları1,3370 1,3390
Avro1,8150 1,8170
Sterlin2,3450 2,3550

İNGİLTERE'DE PANİK VAR

ABD'deki mali kriz Avrupa ülkelerini de vuruyor. İngiltere'de bankalara el konulacağı söylentisi ile halk gerildi. Çok sayıda kişi parasını çekmek için banka önlerinde kuyruk oluşturdu.

İngiltere'de yaşanan krizin derinleşmesinin önüne geçmek için çareler arayan hükümetin, büyük bankalardan hisse satın alması planı yaptığı The Daily Telegraph ve Financial Times gazeteleri tarafından duyuruldu.

BANKALAR DEVLETLEŞTİRİLİYOR

Hazinenin de vergi mükelleflerinin cebinden bir anda milyarlarca sterlin çıkarabilecek planla ilgili çalışmalara başladıkları belirtildi. Financial Times gazetesi, yapılan planın İngiltere'de bankacılık sektörünün bir bölümünün devletleştirilmesi anlamına gelecek kadar kapsamlı olduğuna işaret etti.

ALMANYA'DA BANKA HAREKATI

Almanya'da hükümet ve bankalar, ülkenin en büyük bankalarından Hypo Real Estate'in kurtarılması için anlaştı.
Kurtarma planı tam 50 milyar dolarlık. Hükümet ve bankaların, ilk kurtarma planının suya düşmesi ardından, 15 milyar euro ek finansman bulduğu belirtiliyor.

700 MİLYAR DOLAR YETMEDİ

Bankacılar ABD kaynaklı krizin Avrupa’ya olan etkilerinin Türkiye’de daha çok hissedilebileceğini belirtti. Borsalara ABD'nin 700 milyar dolarlık banka kurtarma paketinin global resesyonu önleyemeyeceği endişesi hakim.

Güvenli yatırım araçlarına yönelim sonrasında ABD ve Japonya devlet tahvil fiyatları yükselirken, yen ve İsviçre frankına olan talep arttı.

PETROL YİNE DÜŞÜYOR

Uluslararası piyasalarda ABD ham petrolünün fiyatı 90 doların altına düştü. 
ABD ham petrolünün varil fiyatı kasım ayı teslimi 4,69 dolar düşerek 89,19 dolara geriledi.

Petrol fiyatının düşmesinde küresel finansal krizin yayılmasının, küresel ekonomik büyümedeki yavaşlamayı daha da artıracağı ve petrol talebini düşüreceği kaygıları etkili oldu. 

ABD ham petrolünün varil fiyatı, 147,27 dolarla tüm zamanların en yüksek değerini gördüğü 11 Temmuz'dan bu yana yaklaşık yüzde 40 değer kaybetti.
<_script /><_script />

Tarih: 15:48, 6/10/2008 Kategori: Haber
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

LONDRA

"Londra"

Birleşik Krallık’ın başkenti.

Nüfus: Yaklaşık 8 milyon (AB üye ülkelerinde en kalabalık nüfusa sahip şehridir)

Resmi Dil: İngilizce fakat şehirde 300 den fazla farklı dil konuşulmaktadır.

Havalimanı: 5 adet havalimanı bulunmaktadır ki bunların en büyüğü dünyanın en fazla uluslararası yolcu geçişi olan Heathrow’dur.

Park & Bahçe: 143 adet park ve bahçesiyle yemyeşil bir şehir.

Londra kuzeyden güneye Thames Nehri ile ikiye ayrılmıştır,
şehrin tüm önemli yapıları Londra’lıların gerçek londra adını
verdiği kuzey kesimdedir.

Nerede Ne Var ?
Parlamento Binası, Tower Bridge, Londra Kulesi (Tower of London ),
Kraliçenin resmi ikametgahı olan Buckingham Sarayı,
Trafalgar Meydanı, London Eye, Prenses Diana’nın ölümüne
kadar yaşadığı Kensington Sarayı.Londra 33 ilçesi ile
385 km2 lik alana yayılmıştır.

London Eye:
Gözlem tekerleğinin tam dönüşü 20 dakika sürmektedir 135 metrede
 en yüksek noktaya ulaşır ve manzara muhteşemdir.
Açık olduğu saatler Yaz aylarında 10:00 – 21:00 kış aylarında saat 19:00 a
 kadardır.
Ulaşım:
Westminster metro istayonudur.

Buckingham Sarayı:
Sarayın kabul salonları ve bazı odaları ziyarete açıktır.

Milli Tarih Müzesi (National History Museum):
Tarih öncesi devirden günümüze kadar Londra tarihinin anlatıldığı müzedir.
Açık olduğu saatler:
Pazartesi-Cumartesi 10:00-17:50 Pazar 11:00 – 17:00

Ücretsiz Gezebileceğiniz Müzeler:
British Museum, Geffrye Museum, National Gallery, Wallace Collection, Sir John Soane’s Museum
Not: Müzelerde olabilecek sergilerin girişleri ücretlidir.

Parklar:
Sekiz adet Kraliyer parkı vardır ki bunlara Greenwich’deki şehrin 5000 dönümlük alanı ile dünya kültür mirası olarak kabul edilen içinde geyik, kuşlarla gerçek bir doğal cennettir. Kensington Gardens, Kraliyet parklarının en büyüğü St.James parkı ve gölü pelikan kuşlarına ev sahipliği yapmaktadır

Tarih: 17:03, 3/10/2008 Kategori: tatil
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

GRİP AŞISI,,,,

GRİP AŞISININ ETKİNLİĞİ
Grip aşısı inaktive edilmiş influenza virüslerinden veya antijenlerinden
 yapılıyor. Aşı uygulandıktan sonra bağışıklık sistemi aşıdaki inaktif
 virüse karşı antikorlar oluşturuyor. Daha sonra, aktif virüsle karşılaşıldığında,
 önceden oluşmuş antikorlar enfeksiyon oluşumunu önlüyor veya ağır hastalık riskini azaltıyor.

ZAMAN YAPTIRMAK GEREKİYOR?
Grip aşısının mutlaka salgın başlamadan önce yapılması gerekiyor.
Aşının etkisinin ortaya çıkması için aşağı yukarı 2-3 haftalık bir süreye ihtiyaç duyuluyor. Dolayısıyla, grip aşısı için en uygun zaman sonbahar, özellikle de Eylül ve Ekim ayları.

HERKESE YAPILABİLİR Mİ?
Aşı, 6 aydan küçük bebekler, hamileliğin ilk 3 ayı içerisindeki anne adayları, yumurta ve tavuk proteinlerine alerjisi olan kişiler dışında herkese yapılabilir. Ayrıca, 38 derece üstünde ateşi olan hasta kişilerde, aşı uygulamasının ateş düştükten sonra yapılması gerekiyor.

AŞI TEKRAR EDİLMELİ Mİ?
Grip aşısında tek doz yeterli oluyor. Daha önce hiç grip aşısı yaptırmamış olan 8 yaşından küçük çocuklarda ise aradan en az 4 hafta geçtikten sonra ikinci doz aşılama yapılması gerekiyor. Grip aşısının her yıl tekrarlanması gerekiyor. Bunun nedeni ise, virüslerin her yıl kendilerini değiştirdikleri için, bir önceki yılın aşısının sonraki yıl koruyucu özelliğini yitirmesi. Genellikle 2 -3 hafta sonra etkili olmaya başlayan grip aşısının koruyuculuk süresi de 6 - 12 ay sürüyor. Aşının koruyuculuğu ise karşılaşılan virüsle aşının içerdiği antijenik yapının uyumuyla ilişkili. Aşıdaki antijenler virüsle ne kadar uyumluysa, korumanın da o kadar iyi sağlandığını belirtiyor.

HER YAŞTA AYNI KORUYUCULUĞA SAHİP Mİ?
Grip aşısı ile koruyuculuk, 65 yaş altındaki sağlıklı erişkinlerde yüzde 70-90 gibi yüksek oranlarda seyrediyor. İleri yaşlarda bu etki yüzde 30-40 oranında azalmakla birlikte, hastalığın hafif geçirilmesi sağlanıyor. Yapılan kısıtlı sayıdaki çalışmalara göre, grip aşısının çocuklar üzerindeki koruyuculuk oranı ise yüzde 22-91 arasında değişiyor. Ancak antijenik yapıda büyük değişiklikler meydana gelmişse koruma etkisi tüm yaş gruplarında azalıyor veya aşı tamamen etkisiz hale geliyor.

YAN ETKİLERİ VAR MI?
Grip aşısının damar yoluyla verilmemesi gerekiyor. Aksi takdirde çeşitli komplikasyonların gelişebiliyor. Grip aşısı başka bir bölgeye yapılmak kaydıyla diğer aşılarla beraber de uygulanabiliyor. Aşı sonrası nadiren hafif geçen nezle türü bir tablo oluşabiliyor. Aşı yapıldıktan sonra enjeksiyon bölgesinde ender görülse de; kızarıklık, şişlik, morarma, ateş, kırıklık, titreme, yorgunluk, baş ağrısı, terleme, kas ve eklem ağrıları gibi yan etkiler ortaya çıkabiliyor. Çok rahat tolere edilebilen bu yan etkiler de 1-2 gün içinde kendiliğinden geçiyor. Ancak bu yan etkilerin dışında başka bir şikayet oluştuğu takdirde mutlaka bir doktora başvurulması gerekiyor.

KİMLER GRİP AŞISI OLMALI?
Birincil risk grupları
65 yaş ve üstündeki kişiler (özellikle huzur ve bakım evlerinde kalanlar)
Kronik hastalığı olanlar: Kalp damar sistemi hastaları; akciğer, karaciğer ve böbrek hastaları; romatizma hastaları, diyabet hastaları ve endokrin sisteme ait hastalıkları olanlar
Bağışıklık sistemleri baskılanmış kişiler: Kanser hastaları, organ ve kemik iliği nakli yapılanlar
6 aydan büyük çocuklar
Uzun süreli aspirin tedavisi alan çocuklar ve gençler
Hamileler (ilk üç aydan itibaren) ve emziren anneler

İkincil risk grupları
Birincil risk grubunda yer alanlarla yakın temasta olanlar
Sağlık personeli (doktorlar, hemşireler vs. )
Sık sık özellikle yurtdışına seyahat edenler
Gribin tıbbi ve ekonomik olumsuz etkilerinden korunmak isteyenler (öğretmenler, iş adamları, sporcular, askerler, üretimde çalışanlar.)


Tarih: 10:56, 16/9/2008 Kategori: saglik
Bağlantı

BÜYÜK DENEY ,,,,

ODTÜ, büyük deneyde yer alacak
ODTÜ'lü araştırmacılar, yarın A CERN'de çalışmaya başlayacağı ilan edilen Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (Large Hadron Collider-LHC) deneylerinden Compact Muon Solenoid'de (CMS) görev alıyor.

ODTÜ'den yapılan yazılı açıklamaya göre, yarın 0.450 Tera elektron Volt ya da trilyon elektron volt (TeV) denilen enerjiye sahip proton hüzmeleri, 27 kilometrelik LHC halkasında dolaştırılacak ve teknik şartlar uygun olduğunda proton hüzmeleri birbiriyle çarpıştırılacak.

Çarpışmaların Ekim 2008'de gerçekleşmesinin planlandığı deneyde, bu yıl sonuna kadar da protonların 5TeV enerjilerde çarpıştırılması öngörülüyor.

2009 yılında ise tasarım enerjisi olan 7 TeV enerjide protonlar çarpıştırılarak deneyler yapılacak. Bu proton enerjisi bugüne kadar hızlandırıcılarda ulaşılan proton enerjisinin 7 katı olacak.

Bu çarpışmalarla ''Bin Bang''den sonraki ilk saniyenin milyarda biri kadar zamanlardaki sıcaklık şartlarına yaklaşılacak ve parçacıkların varlığı deneylerde ölçümlerle bulunacak.

Hızlandırıcılarda daha önce uygulanmış deneylerde bu şartlara ulaşılmamış olması LHC projesini ilginç kılıyor.

Sadece yüksek teknoloji kullanarak bilimsel çalışmalar yapmak amacındaki projenin CERN'ün bağımsız yetkililere hazırlattığı güvenlik raporlarında da bilimsel ve teknik olarak açıklandığı gibi insanlığa hiç bir zararı bulunmuyor.

LHC'ye Türkiye'den bilim adamı ve öğrenciler de katılıyor.

ODTÜ grubu LHC deneylerinden CMS deneyinde yer alıyor.

-CERN LHC PROJESİ-

Cenevre'de 12 Avrupa ülkesinin 1954 yılında kurduğu CERN'e 20 Avrupa ülkesi üye olarak katılıyor.

Türkiye, CERN'de gözlemci statüsünde bulunuyor.

CERN'ün temel amacı bin yıllar önce başlayan maddenin yapısını anlama serüvenini günümüzde en uç noktada sürdürmek.

Bu çalışmalar, parçacık hızlandırıcıları denilen makinalarda kurulan detektörlerde yapılıyor. CERN'ün şu anda gündemindeki en önemli proje, yaklaşık 4 milyar dolar bütçeli LHC projesi.

Bu araştırma merkezinde yapılan deneyler, büyük bütçeli ve çok fazla sayıda ülke, bilim insanı, mühendis ve teknisyenin katıldığı mega bilim projeleri olarak göze çarpıyor.

CERN'deki parçacık fiziği araştırmaları, bilim ve teknolojiye, insanlığın hizmetine çok değerli buluş ve kolaylıkları da sunuyor ve 50 yıldan fazla bir süredir Nobel ödülleri ile değerlendiriliyor.

LHC çalıştığı zaman 7 TeV'lik yüksek enerjili proton hüzmeleri, yerin yaklaşık 50-175 metre derinliğinde çevresi 27 kilometre olan bir halkada ışık hızına çok yakın hareket edecek. Protonlar, saniyede 11 bin 245 dönüş gerçekleştirecek ve 40 milyon kez çarpışacaklar.

LHC'de proton çarpıştırmalarındaki ulaşılacak enerji ve parçacık demetlerinin yoğunluğu ve çarpışma sıklığı bugüne kadar ulaşılmış en yüksek değerler olacak.

LHC'de protonlar, halkanın etrafına yerleştirilmiş yaklaşık 10 bin süper iletken mıknatıs tarafından yönlendirilecek ve zıt yönlerde dönen protonlar, kütle referans sisteminde 14 TeV'de çarpışacaklar.

-271 derecede çalışacak mıknatıslar 7 TeV'lik proton hüzmelerini 27 kilometrelik halkada tutabilecek. Bu ölçekte süper iletken teknolojisinin kullandığı bir başka proje dünyada bugüne kadar gerçekleşmedi.

Çarpışma noktalarındaki dev algılayıcılar, bu çarpışmaları izleyecek ve kaydedecek. Parçacık fiziği deneylerinde, küçük kütleli oluşları ve yüksek enerjileri nedeniyle çok uzun mesafelere gidebilen parçacıklar gözlenmeye çalışılacak.

LHC'deki çalışmalar ATLAS, CMS, ALICE, LHCb, TOTEL ve LHCf olmak üzere 6 deneyde yapılacak.

-TEHLİKELİ OLUP OLMAMASI TARTIŞILIYOR-

LHC'de ulaşılacak enerjilerin ve parçacık demetlerinin yoğunlukları nedeniyle bu çalışmaların tehlikeli olup olmadığı, bilim çevrelerince tartışılıyor. LHC'de kontrollü gerçekleştirilecek yüksek enerjili parçacık çarpışmaları dünyaya ve diğer gezegenlere milyarlarca yıldır yağan kozmik ışınım yağmurları ile karşılaştırıldığında çok mütevazı kalıyor.

Bu kapsamda sözü edilen bir başka olay olan minyatür kara delikler ise ağır yıldızların çöküşleri ile oluşan ve çok büyük gravitasyonel çekim kuvveti oluşturan kara deliklerden çok farklı özelliklere sahip.

LHC enerjilerinde, çarpışma sonucunda oluşacağı varsayılan minyatür kara deliklerin Hawking'in yasalarına göre çok kısa zaman içinde buharlaşıp, bozunacağı biliniyor.

Bu yapıların anlaşılması ancak bozunum ürünlerinin incelenmesi ile mümkün olabilecek.

 

KAYNAK SAMANYOLU HABER

Tarih: 09:11, 10/9/2008 Kategori: Haber
Bağlantı

MEMURLARA TANINAN YENİ HAKLAR

1-Aynı kurum içinde, aynı koşulları ve hizmet niteliklerini taşıyan, aynı unvandaki kamu görevlilerinin karşılıklı yer değiştirme talepleri, hizmet gerekleri ve o bölgeye atanabilme konusundaki niteliklerin taşınıyor olması şartıyla yerine getirilmesine ilişkin kurumlara tanınan takdir yetkisi kaldırılacak.


2-Olumsuz sicile itirazları değerlendirecek bir komisyon kurulacak.


3-Disiplin cezalarında tanınan savunma süresi, ilgilinin isteği üzerine 7 gün uzatılabilecek.


4-Resmi tatil ve bayram tatillerinde hizmetine ihtiyaç duyulanlar hariç, il dışına çıkışta izin alınması uygulamasına son verilecek.


5-Uyarma ve kınama cezalarına itirazların disiplin kuruluna yapılması sağlanacak.


6-Memura eşinin doğum yapması durumunda verilen izin süresi 5 güne çıkarılacak. 

7-Birinci derecedeki kayın hısımlarının ölümü halinde de 3 gün izin verilecek.


8-Memura, bakmakla yükümlü olduğu hastasına, kendisinden başka bakacak kimsenin bulunmaması ve sağlık kurulu raporuyla refakatçi tahsisinin belgelendirilmesi ve raporda öngörülen süreyi aşmaması kaydıyla yılda 1 aya kadar ücretli refakat izni olanağı tanınacak.


9-Görevleri sebebiyle haklarında kamu davası açılıp beraat edenlere yapılması öngörülen ödeme, müracaat tarihinden itibaren 1 ay içerisinde yapılacak.


10-Görev mahalli dışında bir ortaöğretim kurumunu merkezi sınavla kazanan çocuğu bulunan memurun, söz konusu yerde çocuğunun yatılı öğrenim görme imkanı yoksa, burada, memurun çalıştığı kuruma ait boş bulunan kadroya, hizmetine ihtiyaç bulunması ve o bölgeye atanabilme konusunda gerekli nitelikleri taşıyor olması şartıyla öncelikle atanması sağlanacak.


11-Kurumlarca hizmetin yürütülmesinde verimliliği artırma amacına dönük hizmet içi eğitimler düzenlenecek ve bu konuda kurumun bulunduğu hizmet kolunda faaliyette bulunan sendikalarla iş birliği içinde çalışmalarda bulunulacak.


12-Engelli kamu çalışanları, kamuya ait servis araçlarından yararlanacak. Bunun mümkün olmadığı durumlarda toplu taşıma hizmetlerinden ücretsiz yararlanmaları sağlanacak.


13-Engelli kamu çalışanlarının atama ve yer değiştirmelerinde, engelleri açısından sıkıntı oluşturmayacak hizmet alanlarında ve birimlerinde görev yapmalarına yönelik tedbirler alınacak.


14-Kamu hizmet binaları, engelli kamu çalışanlarının çalışma şartlarını kolaylaştıracak şekilde düzenlenecek.


15-Kamu görevlisinin isnat ve iftiralara karşı korunması konusunda Devlet Memurları Kanunu'ndaki yükümlülüğün yerine getirilmesine ilişkin uygulama aksaklıkları giderilecek.


16-Fazla çalışma karşılığı izin hakkından yararlandırılmamak şeklindeki keyfi uygulamalara son verilecek.


17-İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili kanun tasarısı, sendikalara sunularak görüşleri alınacak.


18-Devlet Personel Başkanlığında ''Kamu Görevlileri Sendikaları Dairesi Başkanlığı'' kurulacak.


19-Sözleşmeli personelin yıllık izinlerini yıl içerisinde kullanabilmeleri sağlanacak.


20-4/b statüsünde sözleşmeli olarak çalışan personele, kurumun hizmet gerekleri, aynı unvanlı pozisyon durumu ve ilgi personelin nitelikleri dikkate alınarak eş durumu nedeniyle yer değiştirme, askerlik dönüşü göreve başlayabilme ve en az 1 yıl çalışmış olmaları kaydıyla karşılıklı yer değiştirme hakkı verilecek.


21-İtfaiye ve belediye ambulans araçlarına kasko yapılacak.


22-Disiplin cezalarının silinmesi için öngörülen sürenin azaltılması, yıllık izin sürelerinin ''iş günü'' olarak kabul edilerek, kademe esasına göre düzenlemeye gidilmesi gibi 19 maddeye ilişkin olarak da taraflarca çalışma yapılacak. Bu çalışma sonucuna göre değerlendirmede bulunulacak.


23-Ayrıca konfederasyonlarca gündeme getirilen 5 konu da değerlendirme yapmaları için ilgili kurumlara intikal ettirilecek.

 

 


Tarih: 14:50, 2/9/2008 Kategori: Haber
Bağlantı
<- Son Sayfa Sonraki Sayfa->




*BLOG DESİNG BY http://mutluluksen.blogcu.com *